june 19.

amerika’da yaşamanız her gün kalktığınızda türkiye’de gün içinde yaşanmış bir süprize uyanmanız demek. bu sabah kardeşimle eşinin boşanma kararı almasına uyandım. sakin ve uysal, ortalama iyi bir insan görünüşümün ardında konu sevdikleri olunca tüm tırnaklarını çıkaran bir kediyim, hele ki konu kız kardeşim olunca acımasızım. kız kardeşimle aramızda sadece 2 yaş var, tüm hayatımızı ikiz kardeş gibi yaşadık hatta o, büyük olan ben olduğum halde benim eksik yanlarım yüzünden hep abla olmak zorunda kaldı bana. ama ben de çok sevdim onu. mesela büyük çocuklar kardeşlerini hep kıskanır, annem kardeşimi ilk gördüğümde çok sevindiğimi söyler hep. onun yanından günlerce ayrılmadığımı anlatır herkese. birazcık büyüdüğümüzde de hiçbir şey değişmedi, ben hiç kardeşime “seni aslında evlatlık aldık” diye bir yalan söylemedim. (bu çok meşhurdur, bunu yapmayan büyük kardeş çok azdır) ergenliğimizde kardeşime bakan çocuklara türlü türlü işkenceler ettim, yanına yaklaştırmadım kimseyi, hatta bir tanesini dövdüğümü bilirim. diyorum ya konu kardeşim olunca, tırnaklarımı çıkarıyorum.

şu an zor tutuyorum kendimi eşinin kafasını kırmamak için. her evliliğinin kavgaları vardır, iki insanın beraber yaşayıp da kavga etmemesi imkansızdır. ama konunun bu olmadığını, bunun altında kardeşimin çocuğu olmamasına o kadar eminim ki. dediğim gibi kafasını gözünü dağıtasım var eşinin.

kardeşime teselli olmaya çalışıyorum, vatandaş olmama 1,5 yıl gibi bir süre var. alır almaz sana sponsor olup yeşil kart almanı sağlarım, burada daha iyi şartlarda yepyeni bir hayata başlarsın diyorum. kolay değil onun açısından tabi. bu arada kardeşimin de benle aynı olmayan ama onu gerçekten sıkıntıya sokan başka ruhsal sorunları vardır. kötü olmasından korkuyorum. senin bile evliliğin yürüyor ben ne şansızım dediğinde, ona teselli olmaya çalışırken birden “rüyamda ben de boşandığımızı gördüm, eşimin hayatında başka birisi vardı, belkide bizimkisi de bitecek” diyorum.

o evlilik birgün biterse bu kararı kesin sen veriyorsundur diyor. eşin seni asla bırakmaz, bıraksa çoktan boşanmıştınız, kaç kere sinirden ağlattın adamı, allah senin belanı versin diyor.

böylelikle dönüp dolaşıp bana patlıyor bu olay. ulan ya, ahaha. ben ne yaptım şimdi.

neyse güne başlıyorum, ofisten almam gereken evraklar var hem de becca ile konuşmak istiyorum, 4 temmuz kutlamalarında olmak zorundayım, gerekirse yalvarıcam kafaya koydum. ona “bu kutlamalar benim için çok önemli, çocuklara ve bu tür şenliklere düşkünlüğümü biliyorsun, lütfen iyi olacağım beni o listeye al diyorum” o da, “iyi olmana sevindim o kadar gücün varsa o zaman 27-30 haziran arası family promise mutfağı da sana yazıyorum. 1 günde geçmişten kalan cezan vardı, 1 temmuz’da sen de” diyor.

mecbur kabul ediyorum. bu da bana patlıyor böylelikle. ofisten evraklarımı alıp ayrılıyorum ama arabama biner binmez, ulan hepiniz mi ananızın gözüsünüz diye bağırmak geliyor.

evdeki de dün akşam ufak kolalardan almış. mini olan. sorduğumda markette bulamadım hem bunlar daha şirin, bence bunlardan iç, zaten hatırlarsan çok kola içmemen gerek, eylül’de evine gitmek istiyorsun, bir sürpriz yaşamayalım diyor. günde 1 kutu koladan yarım kutu kolaya düşüyorum böylelikle.

ilaçlarını her akşam 9’da verip içtiğini görücem dediğinde, akşamları bilgisayara telefona bakar unutur ben de böylelikle geç yatarım diye hayal ediyordum. her akşam saati tam 9.00’a kurulmuş durumda. 9.01 da ilaçlarla odamda oluyor.

tamam iyi olmamı istiyorlar ama çok baskılıyorlar ya…

gelecek asla bilinmez. arkadaşıma gideceğimi yazmam sanki boşandığımız rüyaya inanmak istiyormuşum gibi oldu ama bu rüya tek başına sebep değildi. benim en önemli sebebim bana rüyamda kutsal bir insan tarafından söylenen “zamanı geldiğinde sen sevgiye gideceksin, sevgi de sana gelecek” mesajıydı. ben bunu biraz öteki dünya diye düşünmüştüm, hatta hala öyle olabilir, rüyamda yanında olduğumu gördüm ama barıştığımıza dair net bir şey yoktu, konuşuyorduk sadece ama ben de ne olduğunu anlayamadığım bir şeyin etkisi altındayım sanki. ya da kapımın enerjisine çekiliyorum. belki de bilmeden de olsa ritüeller gerçekleştiriyorum. yazdığım gibi ritüeller de bir yerden sonra kendilerini ortaya çıkarıyorlar. siz yapmasanız bile etkisi altına giriyorsunuz.

“zamanı geldiğinde sen sevgiye gideceksin, sevgi de sana gelecek”

“zamanı geldiğinde”

annemden istediğim duran saati düşündüm bugün birden. bunu neden istediğimi bilmiyordum ama şimdi biliyorum. o saatin yeniden çalışması gerekiyor. bu zaman bu saatle bağlantılı. ben bu saat çalıştıktan sonra sevgiye gideceğim. sevgi bana hala bu dünyada mı gelir öteki dünyada mı bilmiyorum ama ben bu dünyada gidiyorum. şu an tüm ümitlerimi kaybettiğim için onu tamamen geride bırakmam gerekirken, ona göndereceğim kartlar için el yazısı kursuna gitmemin başka açıklaması yok. artık içindeyim bu işin. saat bana karşısına yeniden çıkmam için güç verecek. bu ritüeli kendim için yapacağım. sonrasını hep birlikte göreceğiz. ya da göremeyeceğiz, belki de onu son görüşümün ardından “yeter s.” diyip tüm yaşam sevincimi kaybeder beni bekleyen ölümle yüzleşirim. böyle yazdım ama içimde de hayır böyle de olmayacak diyen bir his de var.

tuhaf, bir o kadar da karışık…

twitter’dan desteğe teşekkür ederim, sanırım sıkıntı çözüldü. sizlerden destek gelince son tweet’lerim yine 100’lerce kişiye ulaşmış. az etkileşimleri kontrol ettim. eskisine dönmüş, teşekkür ediyorum çok.

ben hem kendi hayatımla ilgili, hem de örnek verdiğim kişileri kendimce yorumluyorum. kişisel fikirlerim, kendi bakış açımdan böyle. hep diyorum bunlar değişebilir, hatta zamanla bana da saçma gelebilir. şu an böyle düşünüyorum.

whatever.

okuyan herkese mutlu günler. ben de biraz yürüyüş yapıp el yazı çalışmalarıma geri döneceğim. lego da oynayasım var bugün aslında.

çocuk kalpli.

 

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.