19.

hem twitter kısıtımın kalkıp kalkmadığını anlamak için hem de uyumadan önce bir iki soruya daha cevap vermek için bugünkü sonuncu yazımı yazıyorum…

olay sadece 13:31 rakamlarında değil, birçok rakam var. sadece şunu söyleyebilirim, hepsi asal sayılar. (kendinden başka bir sayıya bölünmeyen) biraz kendi içinizde bir yolculuk bu. benim evet bu rakamlar ama ben bunları hayatıma hepsi girdikten sonra anlayabildim. sizin başka rakamlardır.

bu örneği vermek hiç istemezdim aslında atatürk’ün rakamı 19’dur. atatürk ve 19 sayısının ününü bilmeyen yoktur. bilmeyenler için; 19 ve atatürk

buradan yine kadir mısırlıoğlu gibi atatürk tırı vırı bir liderdi, keşke yunan kazansaydı anlamı çıkmasın. bana göre atatürk bu ülke ve millet için şehit olmuş en yüce insanlardan biridir. sonuna kadar yahudilerle aynı taraftan yanaymış gibi görünüp, türkiye’nin geleceğini garanti altına aldığını anlayınca onlara tekmeyi basmıştır.

ama “geldikleri gibi giderler” cümlesi, anlayan ve görebilen için çok fazlasıdır…

atatürk bu savaşı kazanacağını biliyordu. hiç umut yokken nerede nasıl kazanacağını biliyordu. buradan sakın atatürk aslında iyi bir asker değildi anlamı çıkmasın. ingiltere donanmasına karşı kazanmak her yiğidin harcı değildi o dönemde. bence hala da değil.  yani atatürk bence benim gibi iyi bir örnek. iyi bir şeyler için savaş vermiş ve sonunda kendini feda etmiş biri. (masonlar tarafından öldürüldü) bozulmadan kendini ve çizgisini korumuş. belli ki 19 sayısını sürekli kapı olarak kullanmış, astral seyahatte geleceğe yolculuk yapmış ve tüm gücünü türk milleti için harcamış.

atatürk’ün gençliğe hitabesini en son ne zaman okudunuz? bir bakalım atatürk ne demiş.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

şu bölümü tekrar yazıyorum.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

tekrar.

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.

bu sözler 20 ekim 1927 yılında söyleniyor. kime neye ne kadar inanıyorsunuz bilmiyorum. ama bu sözler şu an gerçekleşiyor. neyse burada kesiyorum hassas olduğu için bu konuyu.

demem o ki kendi içinizde ve hayatınızda keşfe çıkın. en çok sevdiğiniz şeylerin ne olduğunu keşfedin, mutlu olduğunuz günleri, kırılma noktalarınızı veya sizin için anlamı olan günlerin dökümünü çıkarın. olaya sadece sevgilileriniz üzerinden bakmayın, ortaokul öğretmenlerinize kadar geniş düşünün. yararlanabiliyorsanız istatistik bilimden yararlanın.

bir şeyler mutlaka çıkacaktır.

iyi uykular,

çocuk kalpli.

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.