good news!

sabahki yazımı girdikten 10 dakika felan sonra yorumlara bile bakamadan telefonum çaldı. arayan eşimdi, 1 saat içerisinde doktorumun randevu verdiğini ve çıkan eeg sonucumuzu konuşmamız gerektiğini söyledi.

hayat sanki sabahki yazdığım gibi gel canım dövüşelim, ağzını burnunu kırayım ben senin diyordu…

hayır gelmek istemiyorum, bugün olmaz, becca’nın doğum günü bugün, ofiste kutlayacağız öğle arasında, bırak modum düşmeden oraya gideyim dedim ama eşim kabul etmedi tabi. zaten bademcik iltihabı için iğne olmaya geleceksin yorma beni diyince öyle bir sinirle gittim ki hastaneye, eşimle buluştuğumuzda direk olay çıkardım.

korktuğum başıma gelmişti. birkaç gündür halsizliğim tek sebebi bademcik iltihabı değildi. gene bu lanet şeyi geçirmiş olmalıydım. son zamanlarda çok yormuştum kendimi. daha da kötüleşmişti kesin. türkiye’ye seyahat işi de yatmıştı. ancak astral giderdim artık.

bunları düşünürken ofiste elimi yumruk şeklinde sıkmış doktoru bekliyordum. o an orada geçen her saniye dünyada 1 yıl ediyordu sanki. ama sonra doktor büyük bir gülümseme ile içeri girdi. bu kadar komik olan ne acaba diye çıkışmak üzereyken, “haberler iyi, eeg’n temiz çıktı” diyince bir an kalakaldım. mutluluktan gözlerim doldu. ne diyeceğimi bilemedim birkaç saniye. hiç beklemediğim için sanırım şoka girmiştim. “lamictal’in tam dozu hastalığı durdurdu ama bu iyileştiğin anlamına gelmez, genelde saklanır bu hastalık aynı şekilde hem tedaviye hem de kendine iyi bakmaya devam edeceksin, buradan çıkınca arkadaşlarınla barda bira içerek kutlamaya gitmeyeceksin” dedi.

kola dedim?

“günde bir kutu sadece”

biliyordum dedim kendi kendime. ilk teşhis koyulduğundan beri içimde “bunu aşacağım, bu hastalık bana ait değil” diyen bir hisse sahiptim zaten. hala tamamen aşmış değilim ama nerdeyse 1 yıldır ilk defa eeg’m temiz çıktı. üzerimdeki o psikolojik baskıyı kırdım.

eşimle birbirimize sarıldık, sonra bu sıkıntıyı sonuna kadar bizimle birlikte çeken arkadaşım becca aklıma geldi. bugün doğum günüydü ve ben birden ona verebileceğim en güzel hediyenin bu olabileceğini düşündüm. eeg çıktılarımı alıp doktora üzerine “mutlu yıllar becca ben temiz çıktım” yazarsam altına kaşenizi vururmusunuz dedim. o da kabul etti. sonra bende bunu alıp becca’nın doğum gününü kutlamaya gittim.

çok sevindi. teşekkür ederken gözlerinde “çok uğraştık ama değdi görüyor musun” bakışı vardı. tabi kola kısmı hala anlaşamadığımız bir konu ama sevmek anlaşmak değildir nedensiz de sevilir, öyle seversin artık derim bir şey olursa.

üzerimden nasıl bir sıkıntı attım anlatamam. gene de hiçbir şey bitmiş gitmiş değil ama en azından artık nasıl yaşamam gerektiğini biliyorum. bir bira dahi olsa hiçbir zaman alkol kullanmayacağım, geceleri en az 8 saat uyuyacağım, stres dolu bir hayattan uzak duracağım, günde 1 kutu koladan fazlasını asla içmeyeceğim aslında galatasaray maçını da izlememem gerek ama izlerken gerilirsem yardım alacağım.

bu arada belki de hiç izlemem. digiturkplay ile çok kötü papaz oldum. geçen hafta ürünlerin fiyatına bakarken paypal’imden 219 dolar çektiler. halbuki senelik fiyatlarına bakıyordum ve başka üyeliğim de vardı zaten. o parayı geri iade etmiyorlar. yani alırken bir tıklama ile aldıkları parayı 2 haftadır yollamadılar. her gün müşteri hizmetlerini arıyorum. gerçekten bunaldım. sürekli internet aracılığı ile kazıklanıyorum ya, olamaz böyle bir şey.

yorumları ve mailleri sonra daha dikkatli bir kafa ile okuyacağım ve cevaplamaya çalışacağım. duygusal anlamda bir kaç farklı duyguyu çok yoğun yaşadığım bir gündü. aslında burada gün bitmedi ama benim enerjim buraya kadardı. hala hastayım. birkaç saat uyuduktan sonra tek yapabileceğim birkaç legonun kafasını kırmak olur. gözlerim kapanıyor şunu yazarken.

ama bunu söylemeden bitirmeyeyim. inception filmindeki işleyiş doğru evet. muhtemelen senaryoyu benim gibi birinden çaldılar. uyuduğumuzda hepimiz boyut değiştiriyoruz, uykuda uyursak da daha derin bir boyuta iniyoruz lakin oradan da inersek geri dönebilir miyiz bilmiyorum.

ve bu şekilde uykulara da uyku ilacı olmadan nasıl dalabilirsiniz büyük bir soru işareti. yani kimyasal olmadan bir yolunu bulan olursa bana da haber versin.

okuyan herkese mutlu geceler, benim için de bu gece mutlu olacak! kesin giderim ben bu gece bir yerlere…

😉

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.