june 4.

on

dün doktor raporu yazarken içimden ohh ne güzel insanlar türkiye’de bayramı kutlarken ben de ruhen onlarla olur günlerce playstation oynar, bisiklete biner, yazı derslerime başlarım diyordum…

bugün anladım ki boşuna yazılmamış bana o rapor. gözümü açamıyorum resmen. üşüme hissi de hiç kaybolmuyor, bugün tek yapabildiğim şey yarım saat lego oynamak oldu. oynarken kötü hissedince yukarı çıkıp 1 saat uyuyup dönerim dedim, 6 saat uyumuşum. 1 saat önce iğnemi vurulmaya gittiğimde hala uyuyordum, bıraksalar sedyenin üzerinde uykuma devam ederdim popomu kapatmadan.

eşim bu halsizliği farkedince hemen telaşlandı, uykunda epilepsi krizi geçirmiş olmayasın diye. yarın gidip mutlaka eeg çektirmeliyiz diye tutturdu. sonra çektiririz yürüyecek halim yok benim diyince de kavga çıktı. ben epilepsi krizini uykusunda geçiren tayfadanım. iyiki de öyle oluyor, yoksa ehliyetimi elimden alacaklar amerika yasalarına göre. ama biliyorum kriz geçirdikten sonra nasıl bir hisse sahip olduğumu bu ondan değil, bu kırgınlık hissi. hastalığın getirdiği güçsüzlük. umarım yarın eeg’m temiz çıkar. 3 ay sonra evime gitmeliyim. gerçekten evime gitmeye ihtiyacım var. şu an 8 eylül için yaşıyorum. o gün o uçağa bindiğimde dünyanın en mutlu insanı olacağım.

gene de keşke hiç tartışmasaydık keşke. yormaya başladı son zamanlardaki bu diyaloglar. üzerimde çok fazla baskı hissediyorum. bu yüzden biri kapıyı çalsa hadi gel gidiyoruz dese, adını bile sormayacağım modunda geziyorum uzun zamandır.

çok mail geliyor biliyorum zaman yolculuğu serisini yazmaya başlamam gerek ama bir ay içinde bir kere bile antipsikotik kullansanız konuları birbirine eklemekte zorluk çekiyorsunuz. şu an soruları not ediyorum, uyumasam üzerinde düşünücem ama maalesef horul horul uyuyorum. ama yazıcam!!

zaten kolay bir konu değil, bilinmez bir şeyin üzerine yazıyoruz. ama ben nasıl ortaçağ’daki adamların bile iddia etmeye çalıştıkları şeyleri okuyorsam başkalarının da yüzyıllar sonra benimkileri okumasını istiyorum. astral seyahatle zaman yolculuğu? kulağa çılgınca geliyor değil mi?

bana gelmiyor işte…

zamanda istediğim kadar geriye gidebilirim. bunu yapabiliyorum. sadece bunu kaldıracak psikolojim olsa keşke…

okuyan herkese mutlu geceler,

çocuk kalpli.

 

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.