astral seyahat – geçmişe zaman yolculuğu – kitap teorisi.

düşündüm de bu işlere madem bu kadar kafa yoruyorum, benim de kendi adıma bir teorim olsun, onu bilimsel yöntemlerle analiz edip araştırayım. buraya yazmak istememin nedeni ise, gelecek sorularla daha çok üzerine düşünüp daha da farklı şeyler bulmak. o yüzden ilk yazım daha çok giriş yazısı olacak, sonraki yazılar daha çok sizden gelen sorularla şekillenecek (lütfen mail gönderin). en baştan uyarayım, eğer astral seyahat ile diğer yazılarımı okumamışsanız, bağlantıları kurmakta zorlanabilirsiniz. zaten bu yazıyı anlamak astral seyahatte belirli bir aşamayı geçmiş kişiler için mümkün olacak. hiç astral seyahat yapmamış biri iseniz hiç anlam bile ifade etmeyebilir. şimdiden özür dilerim, basitleştirebilmek şu an için çok mümkün olamadı. kafamı istediğim kadar toplayamadım son antipsikotik kullananımımdan sonra. anlamadığınız yer olursa bu sizin değil direk benim eksikliğimdir, düzgün bir şekilde anlatamamışımdır. o yüzden yazın, çekinmeyin.

ilk defa duyanlar, şu tepkiyi verir. zaman yolculuğu imkansızdır. şu an yaşadığımız boyutta bu doğrudur da. bilim adamları yıllardır üzerine çalışmışlardır, bilmiyorum yaparlar mı belki ışık hızına ulaşırlar ama canlı bir nesnenin madde bütünlüğünü kaybetmeden tek başına o hızda nasıl seyahat edebileceğini çözebilirler mi bu hep bir soru işaretidir.

peki madde bütünlüğünü kaybetmenizin sorun çıkmayacağı bir alanda seyahat edersiniz?

bu boyutta zaman; geçmişte kalan, şu ana sahip olan ve geleceğe giden bir çizgidir. zaman için bu dünyadaki algımız böyledir. lakin astral boyutta böyle değildir. örnek üzerinden daha anlaşılabilir olacağımı anlayınca bu konuda biraz araştırma yaptım. tabi bu konularda gelecekten bahseden en iyi yayınlar şüphesiz kutsal kitaplar.

kuran’da bir çok yerde insanların çoktan cehenneme gidip azap çektiğini, allah’ın bunu bildiğini ama aynı zamanda insanları böyle olmamaları için uyarmasının büyük bir paradoks olduğunu söylerler. inanmayanlar genelde “allah cehenneme gideceğimi biliyorsa beni neden dünyaya gönderdi, hani benim seçme hakkım vardı” der.

bu duruma kuran’dan örnek veriyorum secde suresi 12. ayet:

Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

burada görüldüğü üzere kıyamet kopmuş. insanlar cezalandırılmış, bir çoğu pişman, dünyaya yeniden gelmek istiyor. inanmayanlar haklı o zaman, saçma bir kitap bu. kıyamet henüz kopmadı ki?! hala yaşamlarımıza devam ediyoruz, muhtemelen bizden sonraki çocuklarımız da devam edecek. bizden öncekiler yattıkları yerde hesap gününü bekliyor.

bunları yazmamın sebebi dini bir mesaj vermek değil. bu boyuttaki zaman kavramı ile uhrevi ve astral alemdekinin birbirini tutmamasını anlatabilmek. yani zaman başka bir boyutta geride kalıp, şu ana sahip olup geleceğe doğru yol almıyor.

daha önceki yazılarımda geleceğe gitmenin hiçbir anlamı olmadığını, gerçekleşmediği sürece gelecek olduğunu asla anlayamayacağımızı defalarca kere yazmıştım. yıllarca geleceğe çok zaman yolculuğu yaptım, ne zaman rüyamda gördüklerime inanmaya kalksam beni büyük hayal kırıklıklarına uğratırlardı, inanmak istemediklerim de hep gerçek olurdu. bu yüzden gelecek ile ilgili gördüğüm şeyleri uzun zamandır göz ardı ettim hep. bir zaman yolculuğu yapacaksam bu gelecek değil geçmişti ve yıllarca bunu defalarca kez denemiş ve başaramamıştım.

ama artık yapabiliyorum. hem de istemediğim kadar. bloğumu okuyup mail gönderen iyi yürekli insanlardan biri, geçirdiğim epilepsi krizleri sayesinde bazı çakralarımın açıldığını yazmıştı. hiç ilgilenmediğim şeyler oldu aslında bu konular hep ama o krizlerden sonra hislerimin, algılarımının tamamen değiştiğini söyleyebilirim. ilgisi var mı ne kadar var, bende sizler gibi sonradan öğreneceğim.

bu filmleri yapan kişiler acaba benim gibi birileri mi, bir şeyleri ispat edemiyorlar ve dünyaya ekmek kırıntıları mı bırakıyorlar bazı kişilerin onları bulmaları için diye düşünüyorum bazen. alice harikalar diyarı’nın 2. filminde geçmişe giderek kötü bir şeyi değiştirmeye çalışan alice’in yapmaya çalıştığı şey, şöyle bir sözle sonlanıyordu.

“geçmişi değiştiremezsin, ondan ancak ders çıkarırsın”

işte benim yaptığım yolculuklar ve kitap teorisi adını verdiğim şey bu. astral seyahatte istediğiniz kadar geçmişe gidebilirsiniz, hatta sadece kendi yaşadıklarınıza değil başkalarının hayatlarındaki geçmişe de gidebilirsiniz. ama bu yazılmış bir kitabı okumak gibidir. bundan sadece ders çıkarabilirsiniz. o anı değiştirmeniz, olan bir şeyi engellemeniz mümkün değildir. sadece bir sayfasını açıp okumak gibidir.

o anlara gittiğinizde sizden iki tane olur ama geçmişte kalan siz, siz değilsinizdir artık. o artık başka biridir. tek bir şey dışında. o anın tüm hislerini geçmişte kalan siz kadar derinden yaşarsınız. o anı geride bıraktım, demeniz hiç bir işe yaramaz.

yazdığım kadar basit olmadığını hatta çok zor olduğunu, duygusal anlamda çok yıprandığınızı söylemeliyim. ayrıca o anlarda size geçmişten ders çıkarmanız anlamında verilen mesajların da çok net olmadıklarını da söylemem gerek. bir de tabi akıl sağlığı boyutu var. yolculuklardan dönüp uyandığınızda birkaç gün ruh gibi dolaşabiliyorsunuz. bir de mesajlar derken sonunuzu akıl hastanesinde bulmanız bile olası. ben psikolojisi çok sağlam biri olmadığımdan çok etkilendim son zamanlarda. bu yüzden biraz ara vermek istedim bu yolculuklara. ama yeniden yapacağıma eminim.

yapılıyor. astral boyutta zaman yolculuğu mümkün, geleceğe yaptığınızı gerçekleşmediği sürece bilemezsiniz ama geçmiş böyle değil.

geçmiş yazılmış bir kitap. eğer gücünüz yetiyorsa tüm sayfalarını çevirebiliyor ve bundan ders çıkarabiliyorsunuz.

iyi uykular,

çocuk kalpli.

8 Comments Add yours

  1. Gece Rüzgarı. says:

    Kendi halinde, kötü nedir bilmeyen, düşünmeyen, çok güzel bir insan evladısın sen. Çakraların değil, kalp çakran açıldı. Bu açıldığında diğerlerine ihtiyacın olmaz. Ama bunun açılabilmesi için tüm kalbinle iyi bir insan olman gerekir, öyleymişsin. Yazılarından çok büyük zevk almamın bir nedeni de bu, her harfinde saflığını temizliğini hissediyorum.

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Sizi temin ederim yok öyle bir şey. Galatasaray yenilince veya berabere kalınca ben ben değilim, ben başka biriyim. Beni bir de konu Galatasaray olunca görmek lazım.

      Çok teşekkür ediyorum,
      Sevgiler.

      Like

  2. Merhaba, içinde bulunduğunuz deneyimin parapsikoljideki adı postkognisyon olarak geçiyor. Farklı boyutta (rüyada veya transta) geçmişe gittiğinizde yanında bulunduğunuz kişilerin sizinle aynı frekansta olması gerekir. (karşılıklı duygusal bağ) Hiç tanımadığınız birinin geçmişine gitmeniz mümkün değildir. Gittiğiniz anılardan çok oradan aldığınız mesajlar daha önemlidir, aklınızı yitirmemeye ve mesajları takip etmeye çalışın. Güzel günler sizin olsun efendim.

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Zamanda geriye giden tek ben değilim o zaman. Çok iyi hissetim. Çok teşekkür ederim. Bu duygusal bağın karşılıklı olduğuna ne kadar eminiz? Değil de çünkü, hehe.

      Sevgiler!

      Like

  3. ufukophus says:

    DMden geliyorum:))) SELAM!! gece olunca bir yazı gelsede okusam dediğin kitleden Ufuk. Dünyan inanılmaz yaşadığın hayat inanılmaz hep kendine üzüldüğünü görüyorum ama rüya gibi hayatın olmuş şuandaki koşullarında o kadar iyi. Yazılarını okurken forrest gump aslında gerçekmiş tadı alıyorum. Tek sıkıntın jenny ama oda dönecek görürsün kimse senin gibi birini kaybetmek istemez bunu yıllar geçsede birgün anlayacaktır!! MAİL atacağım:)) uzun uzun cümleler kuracağım KIZMA:))) Genelde gece gündüz twitterda oluyorsun online görünce insan yazmak istiyor. Tanımak tanışmak istediğim evrendeki 2 3 kişiden birisin. Şuana kadar sadece arkanı paylaştığın resmi gördüm ama arkadan bile sevimli duruyorsun. Güzel birisin DEĞİL Mİ? Dışında için kadar güzel. :))) KIZMA KIZMA :)))

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Sevgili Ufuk,

      Yazılarımı takip ettiğin için çok teşekkür ederim ama ASEKSÜEL olduğum kısıma çok dikkat etmemişsin sanki hehe. Dönüp baktığımda güzel bir hayat görüyorum ama bu hayatı yaşarken hep bir yerlerde ruhsal sıkıntılarımla boğuşuyor, acı çekiyordum. Ama dönüp geriye bakınca evet diyorum, güzelmiş. Ben de elimden geldiğince içini iyi dolduğumu düşünüyorum. Şu an ölsem pişman değilim, herkese elimden geldiğince koştum. Bunları yaparken birgün kendine yetebilen bir hayatım olsun istedim hep, şu an buna sahibim ve onun tadını çıkarıyorum biraz. Hep böyle kalmasını istediğimden şu an ruhsal olarak hastayken, eşimin maddi durumu iyiyken bile çalışıyorum birikim yapıyorum. Hiçbir zaman çok zengin olma gibi bir hayalim yok, şu an da değilim zaten. Bu biraz hayattan ne istediğini bilmekle ilgili. Ben hep bunları istemiştim, kendime yetebilmeyi. Başardığım için mutluyum.

      Ama ben neye sahipsem, nelere sahip olmuşsam, hangi ülkelerde anılar biriktirdiysem çok daha güzelleri umarım senin olur.

      Bu arada şey demiş miydim. DM ATMAYIN!!! Gerçekten çok geriliyorum ya. O cevap vermediğim DM’ler beni büyük sıkıntıya sokuyor.

      Mail at mail…

      Sevgilerle,
      Çocuk Kalpli

      Like

  4. Pingback: Puer Corde

Leave a Reply to Gece Rüzgarı. Cancel reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.