easter.

bir noel değil ama paskalya bayramının da hayatımdaki yeri bambaşkadır. iyi şeylerin müjdeleyisidir, noel daha güzeldir ama kalıcı değildir, noel’den sonra yıkım vardır, paskalyadan sonra ise umut.

harika bir gün. her ne kadar yine dayanamayıp tüm sabahı twitter’da maç yorumlarına ve skorlara çaktırmadan bakarak geçirsem de buna değmiş gibi hissediyorum. her zaman şampiyonluğa oynarız ama bu sene ek olarak rte’nin takımına karşı kurtuluş savaşı mücadelesi veriyoruz. bu yüzden her zamankinden daha anlamlı. kalan 5 hafta bakalım ne olacak. ben sanırım izleyemeyeceğim. yarın doktordan sadece haftasonu kullanıp maç izleyebilmemi sağlayacak bir yardım isteyeceğim ama verir mi bilmiyorum. tabi eşim ve ailem hala böyle bir şey isteyebildiğimi duyunca çıldıracak.

çok baskı altındayım ya, bunalıyorum gerçekten…

bence her şey olumlu gidiyor, ayrıca ben epilepsi hastası olduğumu da düşünmüyorum. yıllarca kullanılan ilaçların yarattığı geçici bir durum olarak görüyorum. ilk düşüşümde eeg’m temiz çıkmıştı, italya’da yılın son günü düzenlenen “we run rome” maratona katılmıştım, hava çok sıcaktı ve ben bitiremeden bayılmıştım. bayılmadan önce tüm dünyayı bilgisayar ekranı gibi görüyordum. 2-3 saatlik bir hafıza kaybı yaşadım. ikinci de kardeşimin düğününde düştüm. 1 saatlik hafıza kaybı yaşadım ama bu sefer düşmeden önce halüsinasyon olmadı. üçüncü de tanımadığım birinin mahremiyet alanıma girmesi nedeniyle panikledim ve yine düştüm. (insanların bana temas etmesinden korkarım, sadece en yakınlarım bana dokunabilir) ama bu sefer de hafıza kaybı olmadı. denilenlere göre bu 3 krizimde cenin pozisyonu alarak kendimi sıktım. o an kimse beni açamadı. ama beynimden sıvı hiç gelmedi. bundan sonrasını lamictal’e başlamam ile uykumda geçirdim. hatta eeg çekilene kadar anlamadım da uykuda geçirdiğimi. en son maçtan sonra da hayatıma gayet norma bir şekilde devam ettim, muhtemelen yine gece uykumda geçirecektim ama önlem aldık. hiç geçirmedim ve sakinleştirici yediğim günün ertesinde kalkıp hayatıma devam ettim. yani kötü bir tabloya bakmıyorum. düzeliyor, daha iyi oluyor ve daha iyi olacak. ben buna inanıyorum. muhtemelen tüm hayatım boyunca lamictal kullanmam gerekecek ama bendeki etkileri iyi oldu bu ilacın, şikayetçi değilim.

sadece popom acıyor. ya o nasıl bir iğne yapmaktır, mahvettin beni ya yatağımda ters dönüyorum kaç gecedir, üzerine yatamıyorum. bir daha bu iğneyi olasım da yok bu yüzden, kendime çok daha iyi bakacağım.

hayatla rüya arasındaki dengeyi sağlamış gibiyim. şu an hem mutlu bir hayat hem de mutlu rüyalar sahibiyim. hayatın olumsuz olduğu günlerde ise, rüyalarım iyi gitse bile kendimi uykudan uyandırıyorum. bazı şeyler kapılıp gidecek kadar güzel olsa da kapılıp gitmek istemiyorum. o yüzden diyorum ya kabus olmadıkça bazen bilinç altı rüyalarına da ihtiyacım var.

neyse acıktım, gidip paskalya yemeklerini ve çikolatalarını götüreyim.

mutlu paskalyalar.

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.