xnx – happy end.

yorumlara, mesajlara tüm tıklamalara ve paylaşımlara çok teşekkür ederim. en basit sınıf madde bağımlılığı bile olsa böyle acılı bir süreç yaşattı bana. diğerleri için daha çok emek gerekecektir, umarım bu yazı böyle de dikkate alınır çünkü %50 kişinin başarısı ise %50’si de ailesinin ve arkadaşlarının başarısı.

ilk ay geçtiğinde gerisi daha kolay ilerliyor, her şey yoksunluk sendromunun atlatılmasında. hastanelerde de kişiler ilk aylarında kilitli odalarda tutuluyor çünkü kişinin kendini öldürmek isteyeceği nerdeyse kesin. ilaçlar tedavi ederken insanın içindeki tüm yaşam sevincini alıyor. tek cümlede yazayım, cehennemde yanıyor gibiydim. ruhum yanıyordu sanki. doktora ilk gittiğimde xanax’ları son alışımdan 2-3 gün geçmişti bir şeyleri uygulayabileceğimi söylemek kolaydı. ikinci hafta biraz biraz başladı huzursuzluk ve öfke patlamaları, üçüncü hafta sürekli intihar etme düşüncesi ile vurdu. dördüncü hafta ağlama krizlerinden sonra her şey normalleşmeye başladı.

ağustos 2015’te başlayan tedavim 2016 şubat ayında sonra erdi. sonrasında her şey düzeldi. eşimle evlendik, tekrar istanbul’a taşındım, eskisinden daha iyi bir pozisyonda işime geri döndüm hatta o işe dönmeden önce büyük bir şirketin bsci akreditasyonunu 3 aylık kısa bir sürede aldım, ayda 5000 tl verip 500.000 tl değerinde iş yaptırdılar bana. canım çıktı ama altından kalkabildim. olumsuz şeyler de yaşadım kötü günlerim de oldu ama daha mutlu, daha olumlu baktım hem kendime hem insanlara, hem de geleceğe.

tekrar eski sağlıklı halime geri döndüm. bedenim, metabolizmam hızlandı. koşuya başladım, adidas koşu takımına girdim ve onlarla yarı maraton bile koştum. 21 km’yi 3 saatten önce bir sürede bitirdim.

şu an amerika’da yaşıyorum. huzurlu, küçük, kendine yetebilen bir hayatım var. hep böyle olmasını istemiştim, buna sonunda kavuşabildiğim için mutluyum. yarı zamanlı çalıştığım, sevdiğim bir işim var ve umuyorum ki 1 sene sonra tam zamanlı ve sigortalı sözleşmeye geçeceğim.

ara sıra anksiyete krizlerim oluyor, en son krizimi babaannem öldüğünde yaşadım. böyle durumlarda doktorumun ofisine gidiyor sakinleştirici oluyorum. kesinlikle elimin altında bulundurmuyorum. istanbul’dayken de öyle yapıyordum. bu tedaviden bir süre sonra ortamlarda bir iki bira fazla içmeye başlayınca annem o yoksunluk sendromu günlerinin videosunu çekmiş, uyarı amaçlı bana yolladı. görüntüme inanamadım. yüzümdeki tüm nur ve sevimlilik kaybolmuştu, gerçekten kötü birine benziyordum.

bir daha asla yapmam bu yüzden.

yine de o günlerden geriye kalan bir epilepsi sıkıntısı var, vücudumun elektrolit dengesi bozuldu ama iyi bir tedavi ile kısa sürede aşabileceğime inanıyorum. şu an yarı zamanlı çalışmam zaten bu yüzden. ama bu madde bağımlılığı tedavisinden ölmeden çıktım ya, geriye kalan her şeyi sıkıntı etmeden atlatırmışım gibi geliyor. bu hastalığı kendime yakıştıramıyorum, en kısa zamanda iyileşeceğim zaten.

iyi geceler, mutlu rüyalar.

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.