second.

bugün eve saat 3 gibi geldim, o zamandan şu ana kadarki 4 saat bana ne oldu bilmiyorum gerçekten. kıyafetlerimle yatağımın üzerinde uyuyakalmışım. ama biliyordum bu kadar zorlanacağımı, bunlar zaten olacaklar olan şeylerdi, 1 ay çok zor geçecek tüm düzen oluşana kadar.

bugün boş zamanlarımda bana bahsettiğim kitabı gönderen padre arkadaşımla konuştum. her zaman konuşmayız onunla ama konuştuğumuzda da çok özel şeyler konuşuruz ve bu anların hakkını sonuna kadar veririz. onu en son geçen yıl italya tatilim sırasında assisi’de ziyaret etmiştim. gerçi çok iyi hissetmiyordum 2 gün önce maraton koşusunda ilk epilepsi krizimi geçirip bayıldığım için. ama yıllar sonra onu yeniden gördüğümde, aziz francis salonunda bana doğru gelirken, bir an onun benim bu hayatta görebileceğim en güzel şey olduğunu düşünmüştüm. parlak bir ışık gibiydi, gülen yüzü tüm salonu aydınlatıyordu sanki. eşim de yanımdaydı üstelik. bir an için hangi adamı sevmem gerektiğine karar verememiştim o an ve eşim onun sadece bir padre olduğunu düşünüp ona sarıldığında yüzüm bir miktar kızarmıştı.

hayallerimizi düşündüm. 2013 yılının sonlarında ikimizde san francisco’dan döndüğümüzde en kısa zamanda romanya’da buluşacaktık ve onun köyünde beraber zaman geçirecektik, sonra türkiye’ye gidip evlenecektik. ama sonra öyle olmadı, o birden ruhunun sesini dinleyip padre olmaya karar verdi ve ayrıldık. çok sıkıntı etmedim. yani en azından ayrılma sebebi başka bir kadın için değil, kendini allah yoluna adamış olmasıydı. buna saygı duymaktan başka bir şey yapamazdım. benim de aklım başka yerlerdeydi sanki, zaten ben dikkatini uzun süre aynı şeye verebilen biri hiç olamadım hayatımda. benim için her gün başka biri vardır ve her zaman biri mutlaka vardır. hatta gurur duymuyorum ama bazen birden fazla bile vardır. ama bunu hiç bilmezler çünkü sevdiğim şeylere onları benden başka kimsenin bu kadar daha sevemeyeceğini vaadediyormuş gibiyimdir. bu da benim en büyük sırlarımdan biridir. aklımı kaybediyorum sevince, biraz da tuhaf biri olmam yardım ediyor bu duruma sanırım.

hayatımdan, olanlardan, bulunduğum yerden konuştuk. protestan kilisesine bağlı bir vakıfta çalıştığımı duyunca kocaman güldü. ona becca’yı anlattım, yaptığımız işlerden onunla aramdaki tuhaf bağdan bahsettim. kırıcı bir şey söylemedi ama bir katolik olarak sınırları belliydi. ona göre ben bile becca’dan daha kutsal biriyim, hem katolik hem sevişemeyen biri olduğum için. eğer erkek olsaydım ben de onun gibi padre olacaktım ve bu tanrı tarafından verilen bir hediyeydi.

dediğim gibi, çok özel şeyler konuşuruz ve bu anların sonuna kadar hakkını veririz. ona bugünlerde “true believer” olamadığımı bir şeyleri sonuna kadar zorladıktan sonra pes edip öteki dünyaya bıraktığımdan bahsettim. yoruluyorum gerçekten bir noktada, bazen geride bırakmalıyım artık diyorum, sanki yapabileceğim her şeyi yapmışım ve pes etmeliymişim gibi geliyor.

bu padre arkaşım da ben de fransiskeniz. aziz francis’in öğretilerinde “gerçek inanan olmak, en ufak bir ümidin olduğu yerde bile sonuna kadar mücadele etmektir” der. ben de artık o ümidin kırıntısını dahi göremediğimi ve yorulduğumu söyledim bu arkadaşıma. yanlış hatırlıyorsun “gerçek inanan olmak, hiçbir ümidin kalmadığı yerde bile son nefesini verene kadar mücadele etmektir” dedi.

son nefesi vericem yakında zaten, az kaldı…

ama evet gerçek inananlardan olacağım. yarınlar ne getirecek bilmiyorum ama ben güzel şeylere olan inancımı asla kaybetmeyeceğim.

daha çok yazacaktım, tüm gün kafamın içerisinde türkçe konuştum durdum ama akşam yemeği yemeden yatacağım sanırım, eşimle de yarın sabah görüşürüz artık.

hayat kısa çocuk kalpliler uyuyor.

sevgilerle.

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

  1. gamzenur says:

    Kendini de çocuk kalbini de bu kadar yormamaya çalış,iyi uykular..

    Like

    1. puercorde says:

      Çok teşekkür ederim Gamze Nur 🧸 Eskiden çok daha kötüydü, nefes alamazdım acımdan. Şimdi yoluna koydum bir şekilde, acıtsa da durdurmuyor hayatımı, başka şeylere odaklanabiliyorum. Hayat çok güzel, yaşamaya ve yeni insanları sevmeğe değer. Sevgiler!

      Liked by 1 person

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.