march 31st.

evet kola ve kahve alma girişimi başarısız oldu, aslında eve kadar getirebildim ama eşim görür görmez hepsini arabasına koyup kiliseye götürdü. bu sefer o bana yüksek sesle hayır dedi, öyle bir hayır dedi ki ev sallandı. korktum. normalde pislik çıkaracaktım ama gözlerinin dolduğunu hissettim. tuhaf bir adam eşim, sinirlenince ağlıyor, o ağlayınca da ben kendimi dünyadaki en kötü insan gibi hissedip çekiliyorum. çok az da olsa ben de ağlarım ama öyle tek şeye ağlamam, bir süre biriktiririm içimde ağlayacaklarımı, sonra zamanı gelince en ufak bir sıkıntıda hepsine birlikte ağlarım. genelde bu da galatasaray maçı sonrası olur. ağlarken hep düşünürüm, ulan bu da oldu, sonra bu da var, lanet olsun şu da var aslında, yıkılsın bu dünya vs…

küstük biraz hehe, tahminim bu akşam ikimizde yemek yemeden odalarımıza çekilip sabaha kadar konuşmayız ve sabah ikimizde birbirimizden özür diler hiçbir şey olmamış gibi devam ederiz.

işte tam olarak buna evlilik diyoruz. çocuk kalpli bile olsan, çocuk kalpli bir adamla da evli olsan, bazen çocukça olmayan kavgalar da sizi bulabiliyor.

annemin bu evliliğe ilk tepkisi hatırlıyorum. “kesinlikle olmaz” demişti. “sen evlenemezsin, sen baban ben beraber yaşayacağız ve biz böyle çok mutluyuz” demişti. tabi bunu dediğinde tüm kanatlarım kırılmış, hayata yeniden başlıyordum bağımlılık tedavisi yüzünden. şimdi düşünüyorum da, çok yol gelmişim gerçekten. yani xanax’tan kolaya baya bir yol gelmişim hatta. eskiden bu ilaçları kullanmam yasaktı, şimdi kola için kavga ediyorum.

hayata bak ya…

pazartesi işe başlıyorum. biraz ilham gelse de yeni oyunlar yazsam mülteci çocuklar için. şu an türkiye’deki gençlik projelerinde hala benim yazdıklarım oyunlar dönüyor ama ben kendim de yazmış olsam eskiye bağlı çalışmayı sevmiyorum. eskilerden hoşlanmıyorum, kendimi hep yenilemeliyim, hep daha ileri gitmeliyim. böyle bir çalışma disiplinim var. kendimle yarışıyorum, tek rakibim kendimim ve bunun beni getirdiği noktadan memnunum.

geldiğimi hiç görmezler!

yarın seçim sonuçlarını izlemeyeceğim, gerçekten insanlar artık kendileri için ne yapar neye karar verir hiç ilgilenmiyorum. sadece ailemi düşünüyorum, ufak bir ailem var ve durumları kendilerine yeterli. bu bana yetiyor. gene de insanların biri cevap yazar diye twitter’dan yardım çağrıları yayınlamasından çok bu seçimde bu işin kaynağına gitmesini isterdim. neden böylesin? neden bu haldesin? neden başkaları çok zengin? neden sen çok fakirsin? bir denge olması gerekmiyor mu?

bugün hava bulutlu ama emmet’ın sincap’la arkadaş olmasını izliyorum bu bloğu yazdığım yerden. bu arkadaşlık biraz korkutucu çünkü emmet’ın kanatları var, yazın sincap’a baktığı kapı birazcık açık kalır kaçarsa bir daha bulamayız onu. çok hoşuna gitti ama sincap, tüm gün gelecek mi diye onu bekliyor mutfağın cam kapısının önünde. o çıkamayacak ama ben yakında sincap soframıza oturacak diye düşünüyorum, özgüveni her geçen gün artıyor. götü de kocaman oldu yediği ekmekler yüzünden. fırsat bulursam diyeceğim bak ben kolayı kestim, sen de ekmeği kes beraber diyet yapalım diye.

öyle.

şu an gecesi karanlık olan herkese sevgiler ve iyi uykular.

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.