mercy health.

bazen bir şekilde hastane koridorunda bitiyor ve ben buna deli oluyorum…

pazartesi günü de yataktan kalkamayınca eşim tarafından hastaneye getirildim. diğer günlere göre biraz daha ağırdım. kendimdeydim ama vücudumu hareket ettiremiyordum. kanada’dan döndüğümden beri sürekli zaten buna benzer bir hisle kalkıyordum ve sürekli uyuyordum. meğer uykuda da geçiriliyormuş bu epilepsi denilen lanet hastalık. geceleri uykumda yakalanıyormuşum. pazartesi günü çekilen eeg sonuçlarım bunu kanıtladı. aslında aylardır düşük doz lamictal kullanıyordum kriz geçirmemek için. yeterli olacağı düşülüyordu. ama değilmiş, sanırım kısa bir süre içinde tam doza çıkacağım.

cumanın gelmesini bekliyorum. çünkü şu an yattığım servis birkaç gün daha beyin aktivitelerimi gözetlemek istiyor. uyuma kısmını düşününce bundan şikayetçi değilim ama geceleri uyumama kriz geçirmeden yardım etmesi ve beyin aktivitelerimi gözetleyebilmeleri için bana sanırım eskide bıraktığım bir ilacı veriyorlar. ben bu ilacı bir yerlerden çok iyi tanıyorum. geceleri birkaç kez solunum depresyonu (uykuda boğulacakmış hissi ile uyanma) geçirirsiniz ama uyandığınızda fazlasıyla özgüvenli ve iyi hissedersiniz ama zihninizde bir sıfırlama ihtiyacı belirir, yakın zamandaki tüm mesajları tüm mailleri tüm resimleri silersiniz. sevgiliniz varsa ayrılırsınız, sevmiyormuşsunuz gibi gelir, umursamazlık kaplar tüm bünyenizi. olanları aşmış, kafanızda her şeyi bitirmiş gibisinizdir. 2-3 hafta sürer, sonra pişman olursunuz bilmeyenler için işte klonezepam böyle bir şeydir.

bu yüzden buradan bir an önce çıkmam gerek yoksa eşimden gereksiz yere boşanacağım. bir yandan da korkuyorum cuma çıkamazsam paniğe sürüklenir miyim diye. buradan ufak da olsa akıl hastanesine gönderilme ihtimalim olur mu düşüncesini kafamdan atamıyorum. o zaman biterim işte, oradan çıkamam ve gerçek hayata dönmem en az 2 yılımı alır bu sefer. bende bulabilecekleri o kadar çok şey var ki. tuhaf biri olmam, hayatımın farklı zamanlarında beni birbirinden farklı bir çok psikiyatri tanısı ile yüzleştirdi. ama haklarını yememek lazım, bunu düşündüklerine biraz ben sebep oldum yani her bir tanesinden bir parça taşıyormuş gibiydim, ne diyebilirim ki.

her zaman biraz depresyondayım, hayatımın hiçbir sonbaharı depresyonsuz geçmedi. bu durum okb’mi hep azdırır.

okb yüzünden yıllardır sosyal medyaya resim yükleme konusunda acı çekiyorum. resimlerin içindeki renkler konusunda çok hassasım, mükemmeliyetçiyim, simetrik olmayan şeylerden nefret ediyorum. bir şeyin temiz olduğuna asla emin olamıyorum, bütün kıyafetlerimi yıkayarak eskitirim. sigara içenlerle arkadaş bile olmuyorum, kokusu beni hasta ediyor. beyaza aşırı takıntılıyım. hep beyaz spor ayakkabısı ve beyaz çorap giyiyorum. salı günlerinden ve ayın 1 ve 6 rakamlarına denk gelen 1-6-16 günlerinden nefret ederim. (daha da var sadece şu an aklıma ilk gelenleri yazdım)

sonra hem depresyondan kurtulmak, hem okb’nin yarattığı bu yukarıdaki anksiyete krizlerini aşabilmek için alkol ve ilaç bağımlılığı ihtiyacım doğdu.

bu bağımlılıklar sırasında şizofrenliği zorladım.

bağımlılık tedavisi ve terapileri gördüm. tüm bunları aştım, iyileştim derken şimdi de yıllardır kullandığım ilaçların yüzünden epilepsi ile mücadele ediyorum.

bilmiyorum benimle ilgili her zaman bir yanlış vardı vardı ama bunun cevabı sanki psikiyatri servisi değildi. şu an aklıma gelmeyen başka tanılar da vardı zaten. kısaca bu işin içinden kimse çıkamadı, bu yüzden ben de hiç çıkamayabilirim kilitli bir yerden.

dün eşimle bir anlaşma yaptım, cumaya kadar olay çıkarmadan burada durursam bana yeni kareli bir pijama ve vermont ayısı alacak. buradan çıkarsam istediğim şeyler bunlar oldu. (çok ucuza gittim biliyorum) gerçekten şu an tek istediğim şey kendimi yeni pijamalarımla ve ayımla kendi yatağımda görmek. düşününce çok güzel geliyor ve huzur veriyor. gerçekten uzun sıcak bir duştan sonra yeni pijama giymeye ve ayımı kucaklamaya ihtiyacım var şu an.

ama cumaya nereden baksan 200 yıl felan var. şu an tek isteğim buradan çıkmak ve kendimi hayat boşluğuna bırakıp bana bir şeyin çarpmasını beklemek. iyi veya kötü, ne olursa olsun şu an bulunduğum yerden daha iyi olduğu kesin. özetle kötü hissediyorum. ama iyi olacağım.

ps: son yazdığım yazımdan sonra twitter’da beliren bira aramızda kalsın hehe. yaptığım tabiki yanlıştı ama kriz geçirmemin tek nedeni o değildi. tüm krizlerimde aşırı yorgunluk ve stres emareleri de vardı tamam alkol de vardı ama tek başına değildi. öyle birkaç ne yaptın mesajı alınca yazayım dedim. sarhoş olmadım o akşam. olduysam da belki de böyle olması benim için daha iyi olmuştur ve şu an bunu göremiyorumdur. yardıma ihtiyacım olduğu çok açıktı. çok uykum geldi şu an.

sevgilerle,

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.