oyuncak ayı.

bazen çok kötü planlar yapıyorum. bu konuda ben zaten kötüyüm bir de buna eşimin bitmek bilmeyen doğa tutkusu eklenince kendimizi çok ilginç yerlerde bulabiliyoruz. gideceğimiz yolun yarısından geri döndük. toplamda 2500 km yol yaptık ama gidiyoruz gidiyoruz hala amerika sınırlarındayız, telefon bir kanada’dan bir amerika’dan sinyal alıyor. yol da sinir bozucu, hiçbir şey yok. 2500 km boyunca kar-ağaç-yoldan başka bir şey görmedik. her 100 km’de bir servis alanı vardı ve bu servis alanlarının çoğu kıştan dolayı kapalıydı. bir ağaç bulup arkasını sulamak zorunda bile kaldım. daha önce manitoba eyaletinde bulunmuştum orası da böyleydi ama ontario için biraz daha ümitliydim sanırım.

ışıkları gözlemlemek için küçük ve karanlık olan beardmore kasabasını seçmiştik. native american’ların yaşadığı yine bomboş bir yer. ama onlarla konuşmak gerçekten çok güzel bir duyguydu. akşam oldu ve kaldığımız küçük motelin camından dışarıyı izlemeye başladık ışıkları görmek için. eşim dışarıyı izliyordu ben de bilgisayar ekranından kuzey ışıkları aktiviteleri takip ediyordum. saat 10 oldu benim gözlerim kapanmaya başladı. bir de yolculuğun yorgunluğu var, çok yıprandık yolda. sonra ekrana baktım gelen giden yok, yattım uyudum hehe. eşim ben görürsem seni kaldırırım dedi ve devam etti ama o da gece 2 gibi dayanamayıp yatmış. ve ışıklar 4 gibi bulunduğumuz yeri vurmuş. ertesi gün gözyaşları içinde başkalarının fotoğraflarına baktık.

kuzey ışıkları anladığım kadarıyla kuzeyde uykusu kaçanlar için dev hizmet. insanlar gece 4’e kadar beklemişler. ama bize de tecrübe oldu. bir dahakine öyle uzun yolculuklar yapmayıp alarmın olduğu gün gündüz uyuyup gece ayık kalmaya çalışacağız. öyle çok kuzeye gitmeye de gerek yokmuş, insanlar michigan’ın kuzeyinden de gayet görebilmiş aynı ışıkları.

hem yorgunluk hem moralsizlik eklenince geri dönmeye karar verdik. aslında daha kuzeye gidip şansımızı birkaç kere daha deneyecektik ama yoldan çok bunaldık. yolun çoğunda telefon da çekmiyordu bir de. dün akşam michigan’a geri döndük.

ama çok kötü bir yolculuktu da diyemem. böyle yolculuklarda eşimle uzun uzun konuşuyoruz. alakalı alakasız her şeyden konuşuyoruz böyle. ayrıca bir yerlerde epilepsi krizi geçirmeden dönmek de büyük bir mutluluk oldu bizim için. yorgunluk anları aşırı tetikliyor, anladık ki şu anki tedavi doğru ve işe yarıyor. biraz uyku yapıyor ama onu da ben yarı zamanlı çalışmayla aşmayı deneyeceğim. rebecca bunu başarırsam beni tekrar eski işime döndürmek istiyor zaten. aynı ekipte çalıştığım insanlar da benden sonra aynı uyumu yakalayamamış.

eşim ilk krizimden sonra onlarla konuşmaya gitmiş çocuk kalpli rahatsızlandı devam edemeyecek diye ama eklemiş;

“bitti sanırsın, gitti sanırsın ama o hiç ummadığın bir anda çok daha güçlü bir şekilde karşındadır.”

bunu duymak beni çok mutlu etti. beni anlamış. eşimin bana olan inancı benim için büyük bir motivasyon kaynağı zaten. genelde başarılı biri oldum hep ama ruh halimin bozulduğu zamanlarda gerçekten bunu hatırlamayacak kadar düşüyorum. o anlarda başıma gelen olumsuz şeyler beni normalinden daha çok yıpratıyor. eylül ayından sonra çok zorlandım ve sürekli bir düşüş içerisindeydim gerçekten. kardeşimin düğününde epilepsi krizi geçirdim, amerika’ya döndüm kendimi iyileştirdiğimi düşündüğüm anlardan birinde sırf polise kendimi öldürürüm dediğim için kelepçelenmiş bir şekilde hastaneye götürüldüm. onu da aştım dedim bu sefer babaannem öldü.

özellikle düğün kısmında çok yıpratıldım. bu dünyada bazı insanlar yaşamadığı şeyleri eleştirmeye gelmiştir. akraba dediğimiz insanlardan çok ağır şeyler duydum. türkiye’ye dönmesem annemi de buraya alsam sonsuza kadar amerika’da yaşasam mı diye düşünüyorum bu yüzden bazen. niye bu kadar utandırıldım bilmiyorum ama ben insanların bu kadar kötü oldukları bir dünyaya gerçekten inanmak istemiyorum.

ama eşimin de dediği gibi, genelde bitti gitti dedikleri zaman hiç ummadıkları bir anda karşılarına gerçekten hiç olmadığım kadar güçlü çıkarım. doğduğum günden kalan bir alışkanlık sanırım, bu dünyaya gelmeyi de sonuna kadar zorlamıştım. (gerçi böyle ilginç biri oldum ama neyse) olmayan şeylere de olumsuzlara da aldırmam, en büyük mutsuzlukların, mağlubiyetlerin, yok olmaların ardından her sabah kalkar yeniden başlarım.

çok olumsuz çok mutsuz bir yazı gibi oldu ama aslında ruh halim bu kadar kötü değil. bir günde bahar geldi, bugün sıcaklık birden 20C’ye çıkınca ve yağmur yağınca tüm karlar eridi. kar görmekten bunalmıştım gerçekten. emmett’a geri kavuşmak da güzel. kokusunu bile özledim kanada’dayken. sabahtan beri un kokan kafasını koklayıp koklayıp öpüyorum. evde olmak güzel bir duygu. çikolatamı kolamı alıp oyun odasına indim ve lego dc super villains’i bitirdim gelir gelmez. bu kısa tatilin en büyük faydası ise rebecca’nın veledinin ayısını bulmam oldu. vermont ayısı olarak geçiyormuş. tüm yol boyunca zayıf internet bağlantımla internette satılan tüm ayılara baktım ve sonunda buldum. şu an bu ayıyı kendime nasıl alabilirim diye düşünüyorum. en güzeli doğum günü şımarıklığı sanırım. 35 yaşımı kutlamak için kendime vermont ayısı alacağım. şimdiden çok heyecanlıyım.

oradan nasıl görünüyor bilmiyorum ama beni çok mutlu ediyor oyuncaklar. çok şeyi seviyorum, sevince çok da güzel seviyorum ama oyuncaklara olan hislerim bir bambaşka işte…

 

2 Comments Add yours

  1. loveandsmile says:

    41 oldum hala oyuncaklara zaafım var.. karşılıksız sevgi şefkat alıyorum sanki onlardan…ilginç bir his…
    umarım gönlünüz neşeyle dolsun..sağlıkla gezin yiyin için…

    Liked by 1 person

    1. puercorde says:

      Çok güzel ama yorumunuz. Yalnız olmadığımı bilmek o kadar mutlu eden bir his ki. Defalarca kere teşekkür ederim, sevgiler! 🧸

      Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.