astral seyahat, lusid rüya ve normal rüyalar hakkında notlar. (2)

ilk yazımı yazarken sizler tarafından mutlaka bir karşılaştırma olacağını, oturmayan yerler hakkında yeni sorular alacağımı biliyordum. çünkü elimizde temel fizik yasalarının yazılı olduğu gibi bir fizik kitabı yok, ispatımız yok, herkes deneyimleri üzerinden konuyu paylaşıyor. bu olaya inanmayanlar deneyimlemedikleri için inanmıyorlar ki bana çok mantıklı geliyor, ben de bu olay başıma gelene kadar inanmazdım. hala düşününce delilik geliyor. doğ ve dümdüz yaşa işte, ne diye başına iş çıkarıyorsun.

soru: peki ben nasıl bulaştım? herhangi bir teknik denedim mi?

kalkmayacağınız halde saati sabah 05.00’e kurmanızı söylemiştim. ben bu tekniği şans eseri buldum. bloğumu takip edenler 2006’da erkek arkadaşımı kaybettiğimi anlatan yazıyı okumuşlardır. ölümünden sonra tek şansım onu rüyamda görmek olacaktı gibi bir düşünce yerleşmişti kafama. her gece onu görmek için yatmadan önce dua ettim. 1-2 ay her gece nolur göreyim diye allah’a yalvardım. sonra bir süre sonra onu gördüm. birkaç kez gördükten sonra onu gördüğüm saatlerin sabah 5 gibi olduğuna farkettim (inanırsınız, inanmazsınız bilemem ama bu saate dünya ile gaybı alemin arasındaki perdenin inceldiği zaman derler) ondan sonra her sabah kalkmayacağım halde saati sabah 5’e kurdum acaba gördüm mü, görüyor muyum diye. (sonuçta görüp de hatırlamamak da var)  sonra bir gün 5’te kalkıp tekrar yattığımda büyük bir çatırdama sesi ile bedenimin dışına çıktım. çok korkuyordum, öldüğümü düşünüyordum, dakikalarca bedenime tekrar dönmek için uğraştım. beyaz ışığımsı bir maddeye dönüşmüştüm. sonra bir şeyin beni geri çektiğini farkettim ve yatağıma geri düştüm. bundan ilk başlarda çok korktum ve istemedim, kabul etmedim unutmaya çalıştım ama ben öyle yaptıkça istemsiz olarak sabah 5’te kalkmaya ve tekrar uyuduğumda bedenimi dışarıdan izlemeye başladım. bir süre sonra izlemekten de sıkılınca dışarıda gezmeye çıktım. sonra uçabildiğimi farkettim, sonra istediğim yerde olabilmeyi farkettim, sonra istediğim kişiyi bulabileceğimi farkettim. sonra zaman yolculuğu yaptım.

soru: kendi bedenimizi dışarıdan gördüğümüz zaman şimdiki dünyada mıyız yoksa rüyada farklı bir boyuta mı geçiyoruz? boyut kavramını anlayamıyorum yardım edin.

çok iyi bir soru. bu konuda uzman mıyım değil miyim bu soruda belli olacak sanırım. cevabım kendi bedenimizi dışarıdan gördüğümüzde bile şimdiki dünyada değiliz. ona başka bir boyuttan bakıyoruz. şimdiki zamandaki dünyaya olumlu veya olumsuz herhangi bir etkimiz yok. sadece aynı mekandayız. kötü bir örnek olacak ama bedenimizden birkaç metre ileride bir varlıkla dövüşüyoruz, dövüştüğümüz sırada odadaki bir çok şey devriliyor camlar kırılıyor lakin bedenimize döndüğümüzde her şeyin yerli yerinde durduğunu görüyoruz. şimdiki zamandaki dünya, aynı yerinde. ben de kendimi keşfettiğim ilk zamanlarda ben astral alemi, dünyadaki şimdiki zaman sanıyordum yani bedenimin dışarıda gördüğüm dünya yaşadığım dünya ile aynıydı bana göre. istediğim kişilerin yanına gidiyordum o zamanlar. o zamanda aramın bozuk olduğu bir kişi var onu çok özlüyorum. (günlüğümü okuyanlar kesin ulan senin hiç doğru düzgün bir insan ilişkin olmadı mı diye tepki vermişlerdir şu an hehe) tabi o aralar full time uykulardaydım, gece gündüz yatıyorum. birkaç kere yanına gittim böyle, bunun da her gittiği yerden şu anki tabiri ile story atan bir ablası vardı. her gün başka bir fotoğraflarını yüklüyordu kardeşi ile. karşılaştırdığımda bire bir örtüşüyordu. bana o zamanlar süper bir gücüm varmış ve şimdiki zamanda ruh halinde gezebiliyormuşum gibi geliyordu. ne zaman ki yukarıda yazdığım dayağı yedim. o zaman anladım ki mekan aynı boyut farklıydı.

burada gene kendimce deneyimlediğim gerçek olup olmadığına emin olamadığım bir şey daha oldu. bu arkadaşımın da benim gibi hani kerameti kendinden menkul derler ya öyle tuhaf psişik olayları vardı. birgün astralim sırasında olduğum yere çok dikkatli baktı, beni gördüğünü düşündüğümden başka odaya kaçtım, peşimden gelip o odada bir şey var mı yok mu diye baktı. beni görmedi ama bir şeyin orada olduğunu biliyordu. hani bazen evde bir şey görmüş gibi sanıyorsunuz ama evde kimse olmuyor ya. bence birisi o sırada sizi astral alemden izliyor. (duştan saniyeler sonra üzerinizi giyin özetle dermişim hehehe, şaka tabi sizi böyle görmeye niyeti olan birisi zaten bu seyahati yapamaz)

şimdi buradan bana en az 5 soru daha gelecek ama şunu söyleyeyim, birisi sizi bu şekilde sürekli ziyaret etse sevdiğiniz bile olsa buna kızmaz mısınız? yani her şey niyetinizle alakalı, ayda yılda bir özleyip gitmek evet ama onun her anını görmeye çalışmak isteseniz yine iyi niyetinizi kaybettiğinizden işe yaramayacak. bunu siz sormadan ben cevaplayayım, bunu bir unutun. niyet, niyet, niyet.

astrali başardınız. bedeninizin dışında bu boyutta varsınız, her şeyin ne olduğunun farkındasınız. işte bundan sonrasına konsantre olup istediğiniz her şeye ulaşacaksınız buna zaman yolculukları da dahil.  bunu rüyanızın içinde rüya gibi düşünün. bunu ilk zamanlar başarmanız zordur, bilinçaltı rüyası astral çıkış anından sonra sizi içine alır, yani astral alemden tekrar bilinçaltı rüyalarınıza geçer orada kaybolursunuz. ama zamanla her şey oturuyor. bir yerden sonra siz rüya aleminize hükmediyorsunuz. gene tabi iyi niyetinizi ve saflığınızı koruduğunuz sürece. bir önceki yazımda yazmıştım, çok yorgunsanız zaten komple bilinçaltı oluyor rüya. yorgunlukta astral imkansız.

soru: insanlar o aleme geçiş yapabiliyorsa o alemdeki varlıklar da yaşadığımız dünyaya geliyor mudur?

evet. ama her zaman değil. yani sürekli bizimle değiller. yukarıdaki dayaktan devam edeyim. ben bu dayağı yediğimde, uyandığım andan itibaren çok korktum. aklım çıktı, psikolojim bozuldu nerdeyse google’a çanakkale’deki nefesi kuvvetli hocalar felan yazacaktım. sonra o gün kendimi iyi hissetmek için kuaföre gittim. çanakkale’de öğrenciydim o zamanlar, iskeleye yakın 4 kız kardeşin işlettiği iyi bir kuaför vardı, ismine hiç dikkat etmedim çünkü şehirde “kaşarlar” olarak geçiyorlardı. oraya gittiğimi söylediğimde herkes bu tepkiyi veriyordu. sanırım kardeşlerin biraz renkli yaşantıları vardı, şehir bunu kaldıramıyordu. ama ben gitmeye devam ediyordum çünkü çok iyi röfle yapıyorlardı. birkaç kere istanbul’daki en lüks kuaförlere gittim gene de bunların yaptığı röfleyi yakalayamadım.

neyse kuafördeyim, yüzüm bembeyaz, sıkıntılıyım. beni çok severlerdi bakışlarında felan hep hissederdim. neyin var diye konu açıldı, ya dedim ben bu aralar iyi değilim herhalde aklımı yitiriyorum, dün gece rüyamda bedenimin yakınında ruh halindeydim ve bir yaratık beni çok kötü dövdü hala kendime gelemedim felan. sonra benimle konuşmaya başladılar. kaşarlar denilen bu kuaförün bu kadar bu kadar ilim irfan yuvası olacağını düşünemezdim herhalde. benim yaşadığım her şeyi yaşıyorlardı, bana o zaman bir öğüt verdiler. sen özel bir varlıksın, ışıksın, onlardan daha güçlüsün, o alemde senin istediğin olur, onları görmek istemezsen görmezsin dediler. ve aynı zamanda allah’a inancın onlarla savaşmadaki önemini anlattılar. (imanın kimde olduğu gerçekten belli olmuyor gördüğünüz gibi kaşarlar diye tabir edilen bu hatunlar bambaşka kişiler çıktılar)

buna inanmak istedim ve inandım da. gerçekten sonra dayak yesem de onları bir daha hiç görmedim. ama günah işlediğimde hala dayak yiyorum, dayaktan kurtulamadım. ve bu tamamen kendi mallığım.

tam olarak kim geliyor kim gidiyor bilemiyorum. sürekli bizimle değiller. olamazlar. biz de o alemde sürekli kalamıyoruz. ölülerimiz bizi ziyaret ediyor mudur felan bunlar beni çok aşan sorular (lütfen hiç sormayın bile) tıp bunları rüya dışında gerçek hayatta gören insanlara şizofren diyor, ben de bilime inanan biriyim ama bazen acaba bu insanlar ayıkken boyut mu değiştiriyor diye düşünmeden de edemiyorum. ya da open-minded (açıkgörüşlü) olmayı fazla abartıyorum bazen bilemiyorum.

soru: rüyanızda istediğiniz insanlara gidebildiğinizi yazmışsınız, inception filminde insanlar aynı rüyaya girip buluşuyorlardı, eğer başkası da benimle aynı rüyada olmak istiyorsa rüyada buluşabilir miyiz? böyle bir şey mümkün müdür?

o filmi ben de izledim. çıkış noktası bu üzerinde konuştuğumuz kavramlar ama içerisinde gerçek olmaya çok uzak şeyler vardı sanki aynı rüyaya uyduruk bir makina ile bağlanmak gibi şu an çok hatırlayamıyorum o filmi, hafızam müthiş kötüdür. mümkün değil desem kendi yazdıklarımı inkar edicem çünkü bu alemin sınırsızlığa inanıyorum ama aynı zamanda zor geliyor. belki gelecekte farklı düşünürüm ama şu an için imkansız geliyor, tıpkı bu yazdıklarımın hiç astral yaşamamış birine geldiği gibi…

soru: birinin astral alemde yanına gidip onu etkilemek mümkün olabilir mi?

yukarıdaki soruya verdiğim cevabın benzerini verirdim. ama sanmıyorum. hiç sanmıyorum hemde. biri sırf benimle ilgilensin diye hiç alakam olmadığı birini rüyada bulayım o da gerçek hayatta beni bulsun felan. bundan çok, tıpkı astral alemi keşfettiğim ilk yıllardaki gibi yeni bir ilgi alanım var. bu konudaki tek dayanağım ise birkaç hadis. deniyor ki insanlar dünyaya gelmeden önce cennette hep birlikteler bazı insanlar birbirini tanıyorlar. allah soruyor bu sınavı ister misin diye, biz de kabul edip geliyoruz. sonra dünyaya geldiğimizde bunu unutuyoruz. bu evrende tuhaf bir matematiksel düzen var, sanki bu düzen bizi yine bu insanlarla bir araya getiriyor. hem bu dünyada hem astral alemde. bu kişilerin birbirine olan ilişkisi daha yakın. nedeni de bu dünyaya gelmeden önce birbirlerini tanımaları. eğer bir konuda bir yapabilirlik varsa bu kişiler yapar bence diyebiliyorum sadece.

tamamen şahsi fikrim, zamanla unutabilir, değiştirebilirim lütfen çok da ciddiye alınmasın. üstüne basa basa söylüyorum.

soru: bir çok kaynakta astral seyahati sadece yeteneği olan insanların yapabileceğini okudum, sizce bu doğru mudur?

ben kendi astral dünyamı çok sevdiğimden, başkasının dünyasının etkisinde kalmamak için onların deneyimlerini çok okumuyorum ama bazı tekniklerin olduğunu hem okudum hem duydum. ne kadar işe yararlar bilemiyorum, sanırım ben denemeye korkardım. ben kendimi bu işin içinde bulduğum için sınırları zorladım, sıradan bir hayatı yaşarken ben astral çıkayım diye bir istekte bulunmazdım sanırım.

soru: bazı kaynaklarda iyi bir astral seyahat için hayvansal gıdaları az tüketmemiz hafif yeşil şeyler yememiz gerektiği söyleniyor, nasıl besleniyorsunuz?

insanlara bak, gitmişler dönmüşler bir de diyet listesi hazırlamışlar. sanmıyorum gerçekten. şimdi soru gelince üzerine ilk defa düşünüyorum. evet ben et çok yemiyorum, ağır geliyor onun yerine daha çok yeşillik yiyorum, mesela her gün mutlaka yediğim 3 temel şey var. domates, hıyar ve maruldan oluşan salata, haşlanmış brokoli ve muz. bu brokoliyi de son 3 yıldır hayatıma aldım, eşim hayatıma soktu, o çok seviyor. büyük de yararını gördüm, göğsümdeki fibrokistler azaldı, kanserli birkaç tanesi var büyümemelerine aşırı yardım ediyor. yani evet hayvansal çok şey yemiyorum ama onun dışında çok da sağlıklı bir beslenme alışkanlığım var diyemem, kola ve çikolata tüketen biriyim hatta kolaya düşkünlüğüm yüzünden kilolu olmamama rağmen göbeğim var. birayı da daha 1 ay önce bıraktım yani o kadar diyeyim..

soru: piri reis’in haritasını astral seyahat ile çizdiği söyleniyor, sizce doğru olabilir mi?

astral denince hemen herkesin aklına ilk bu isim geliyor. ama ben bu adamın yaptığından çok daha fazlasına ulaşıyorum aslında. küçümsemek için söylemiyorum ama öyle. bu konuyu da istanbul üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan bir proseför tanıdığımıza sormuştum. o bana başka denizcilerin haritalarını çalıp birleştirme ihtimalinden söz etmişti, o da mantıklı geldi ama astral alemde gökyüzünden görüp çizebilmesi ihtimali de gayet o kadar mantıklı benim için.

soru: deneyimlerinizi paylaştıkça kayboluyor mu? bu tür deneyimleri paylaşırsanız size kıskançlık üzerinden kötü enerji olarak döndüğünü ve psişik bu özelliğin kaybolduğunu duydum, o yüzden size sorduğum sorular dışında kimseye anlatmamayı tercih ediyorum.

niyet çok önemli. hayatta ne yaparsanız yapın size bunun üzerinden iyi veya kötü dönüyor bence. benim bunları paylaşma nedenim başka insanların hayatlarına tıpkı kuafördeki kardeşlerin benim hayatıma olduğu gibi ışık tutmak. ben hayatım boyunca insanlara yardım eden işlerin içinde oldum. bir şeylere yardım etmeye ihtiyaç duyan bir yapım var. sırf maddi bir kazanç getirir düşüncesi doğurur diye youtube kanalı kurmaktan vazgeçtim. kitap yazıp parayla da satamam. tamamen amacım yardım etmek. gerçek kimliğimi paylaşmıyorum, paylaşmayacağım da. bunun üzerinden bir prim kazanma amacım olamaz. bunun da bana kim olduğum bilinmediğinden kötü bir dönüşü olamaz diye düşünüyorum. ama bence siz çok da herkese anlatmayın, evet. kötü enerji diye bir şey var gerçekten. insanlar gözleri ile kilometrelerce öteden insanları etkiliyor. geçen yıl avrupa komisyonu toplantılarından birinde bir konuşma yapmış, konuşma sonrası fotoğrafımı annemle paylaşmıştım o da çok ısrar etti sosyal medyaya koymam için. resmi koyduktan 1 saat sonra çok kötü bir şekilde ayağım burkuldu ve ciddi bir sakatlık bıraktı ayağımda. normalde bu olaydan bir hafta önce yarı maraton koşmuş biriydim. şimdi hayatım boyunca bir daha koşamayacağım. ben bu kötü enerjiye çok inanıyorum. adını yazmayacağım google’a link olmasın diye ama hatırlarsanız çok ünlü zengin bir iş adamın kızı dubai’de arkadaşları ile birlikte bekarlığa veda partisi vermeye gitti, arkadaşları da güzel kendi de güzel bir de inanılmaz zengin hepsi. instagram’a yükledikleri story’lerden sonra uçakları düştü. hala aklıma geldikçe o uçak kazası kahroluyorum. kötü enerji yüzünden düştüğüne inanıyorum ben o uçağın. allah mekanlarını cennet etsin, ışık içinse uyusun hepsi.

soru: boyutu anlayamıyorum boyut nedir? gaybı alem, cennet ve cehennem gibi göğün 7 kat üstü ve altı değil mi?

keanu revees’i constantine diye bir filmi vardır. o filmde bir bu çok güzel anlatılmıştır. constantine intihar ettiğinde bir iki dakikalığına cehenneme gider ve cehennem hakkında şunu söyler. -aslında her şey burada, bu dünyada. görüntüler de yaşadığı sokağın ve evin yandığını görürüz. öldüğünü söylediği bu 2 dakikada sadece boyut değiştirmiştir. boyut tam olarak budur. aynı maddenin farklı zamandaki hali. o filmi izleme şansı bulursanız biraz daha kafanızda canlanabilir (boyutu anlamak için sakın interstellar’ı izlemeyin, orada 5. boyut da var işin içinden çıkamazsınız)

soru: amerika ve ingiltere zamanında başka ülkelerdeki bombaları bulmak için bu fenomene milyonlarca dolar yatırmış ama bir sonuca varamamışlar. ben buna inanmıyorum, özür dilerim ama sorunlarınız olduğunu düşünüyorum.

sorunlarım var ama bu konuda değil hehe. ya dönüp dolaşıp bana neden hakaret ediyorsunuz, her iki cümlede bir tamamen kendi düşüncelerim, değişebilir, doğru olmayabilir, BENCE diyorum ama sonunda hasta olan ben oluyorum. valla kim neye ne yatırım yaptı bilmiyorum ama ben bu işte niyetin çok önemli olduğuna inanıyorum. kötü bir düşünce ile yani diyelim ki amerika dünyanın gizli yerlerindeki füzeleri saptamak için bu yöntemi kullandı ve bulamadı. bu saf bir düşünce, iyi niyetli bir düşünce değil ki. amerika’nın elinde hiç bomba olmasa ve dünyadaki tüm bombalara karşı olsa ancak bu öyle bir düşünce olabilir.

astral benim için gerçekten insanın kalbine ruhuna hitap eden güzelliklerle örtüşüyor. bomba nedir allah aşkına…

soru: astral seyahat kursu ile melek terapisi arasında kararsızım sizce hangisini yapmayalım?

bu soru mailime düştükten sonra yaklaşık 1 dakika boyunca sabit bir şekilde boş boş ekrana baktım. tüm insanlar acaba deli olduğumu mu düşünüyor diye yukarıdaki arkadaşın amerika örneğine üzülüyordum. kurs mu açılmış? vay alüminyum. ücreti ne kadar bilmiyorum ama bence o parayla bir insana veya hayvana yardım edin onun huzuru ile astral deneyin daha iyi sonuç alırsınız, ayrıca allah da yardım eder. böyle insanlardan da uzak durun. ben melek terapisi nedir bilmiyorum ama az çok tahmin edebiliyorum. yukarıda dediğim gibi ben o alemdeki tüm varlıkları görmemeye odaklandım, iyi veya kötü hiç farketmez, ben istemiyorum çünkü içimden bir ses neyin iyi neyin kötü olduğunu anlayabilme yetimin olmadığını söylüyor. yani iyi sandığım bir şey aslında süslenmiş kötülükse bunu nereden bilebilirim? yaşadığımız evrende en büyük kötülükler en güzel şeylerin içine saklanmışlardır. şu an bir sınav veriyoruz. kolay değil.

sevgiler,

çocuk kalpli.

2 Comments Add yours

    1. nisan.ayan.31@gmail.com
      bu bölümün hepsini okudum ve harbi ciddi ciddi sorularım var yaz bana

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.