gosh darnit.

bugün saati kurmadım. galatasaray maçı vardı sabah 06.00’da ama konu galatasaray bile olsa o saatte uykumu bölmem. tam saat 07.00’de kalktım. kalktığımda rüyamda 45+3’ün oynandığını görüyordum, rüyamda birinin televizyonunu izliyordum. işte anlatmaya çalıştığım şey bu. istediğim şey neyse ona gidiyorum ben. astral alemde sınırlarım yok.

kalktığımda dünden daha çok hastaydım. yine öyle nyquil ile alka seltzer ile geçmeyecek cinsten bir soğuk algınlığı ile mücadele ediyorum, yarın muhtemelen doktora giderim. tam uyanıyorum oh beynimdeki sinüzitler ağrımıyor diyorum bu sefer de boğazlarım ağrıyor, boğazlarım geçiyor 1-2 saat sonra bu sefer yüzümün t bölgesi acılar içinde kalıyor. kendime moral olsun diye oyun odasına indim, 1-2 saat oynadım sonra yine oyun odasında playstation oynarken uyuyakalmışım. soğuk olduğu için üzerime battaniye aldığımda beni direk uykuya çekiyor, bir de legolar huzur veriyor onun da etkisi var. sanırım bir de soğuk algınlığı ilaçlarının içindeki antihistaminik de sarsıyor. tabi bir de geceleri aldığım lunesta’nın gündüzlere de etkisi var.

kutup ayıları gibi uyuyorum özetle ama bundan şikayetçi felan değilim, bunu gayet seviyorum. ben kalp bu.

oyun odasında uyandığımda biraz bir şeyler yedim, tekrar oyuna döndüm, orayı geçeyim kapatırım, burayı da keşfedeyim, şunu da kazanayım bırakırım derken oyunu yarıladım. bu lego olmasa nasıl bir hayatım olurmuş acaba hiç hayal bile edemiyorum. bu ve galatasaray.

eşim az önce kapımın önünden basket şortu ve tişörtle geçti. ateşim olduğundan üşüyorum, oda sıcaklığını 27 C’ye kadar çıkarmıştım, eşimin bünyesi üzerinde ilk etkilerini göstermiş şu an. bir şey diyemiyor ama aynı zamanda alev almış durumda. “yanıyorum” çocuk kalpli diyor. tabi ben hala ısınamadım.

türkiye’deyken bazen hava soğuk felan derdim, ben soğuğun ne demek olduğunu resmen bilmiyormuşum. michigan’da yaşamaya başlayınca ne olduğunu anladım. ama havalar bir ısınsın, yaz gelsin gece gündüz yerimde durmayacağım. benden ilham alıp koşmak yerine bisiklet alan bir arkadaşım vardı, ilk bisiklet yarışına katılmış bile. ben hala 1 yıldır bisiklet alacağım. çok kızıyorum şu an kendime. sporsuz hayat bana göre bir şey değil. bu bisiklet olayına yoğunlaşıp kar kalktığı gibi başlayacağım. ben de yarışa katılmak istiyorum.

istanbul da çok özlenen bir şeymiş. şu an küçükçekmece sahilde çocuklarla kafaları çekip sefaköy’de leş gibi bir kebapçı da sabahın 3’ünde lahmacun ısmarlamak isterdim. istanbul’da yaşarken ayda 1 yapıyorduk bunu. ne güzeldi.

offf çok hastayım. gosh darnit!! akşamın 9’unda yatmak istemiyorum ama yatacağım…

mutlu rüyalar,

çocuk kalpli.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.