sarcophagus.

gün içinde öğle saatlerinde yattığınızda akşam uykuya dalmak zor oluyor, o zaman bebek ninnileri açıyorum böyle 8 saat felan telefonda açık bırakıyorum, bazen yağmur sesi veya dalga sesi de seçebiliyorum. (çok nadir elektirik süpürgesi sesi de kullanıyorum) o zaman uykum hem uzun oluyor, hem astraldan keyif alıyorum, hem mesajcı rüyalar görebiliyorum. dışarıdan sese karşı duyarsızlaşıyorsunuz müzikle uyumaya başladığınızda, zamanla odanıza biri girip sizi dürtse bile uyanamayacak hale geliyorsunuz, bence bu iyi bir şey. aynı zamanda iyi bir meditasyon taktiği (tabi astral de)

hayatımda birkaç kişi var, bunların hepsi kendini sadece allah yoluna adamış, aziz derecesinde iyi insanlar. bir de bir iki ölmüş yakınım var. bu insanların rüyalarımdaki mesajlarına çok dikkat ediyorum. özellikle böyle uykuya daldığım gecelerde.

bu gece rüyamda üzgün bir şekilde altarda yatıyordum (ama ölü değildim, altar şu katolik kiliselerinde gördüğünüz tabutları üstünde taşıyan masa) altarımın çevresi oyuncaklarımla süslenmiş o sırada padrem geliyor yanında da emmanuel var. (emmanuel de padre ama geçmişte onla bazı işler karıştırdık sonra beni bıraktı o da kendini allah yoluna adadı, bence çok iyi de yaptı)

padre’ye “çok yoruldum sevmekten” diyorum. o da bana elindeki kutsal kitabı gösterip 36:10’u okuyor. (continue your love to those who know you, your righteousness to upright to your heart-sürekli göster seni tanıyanlara sevdiğini, yüreği temiz olanlara doğruluğunu) bu benim çocuk kalpli ünvanım gibi bana katolik kilisesinden verilen inancımı anlamdıran kutsal kitap sözü. ama ben hep tek başıma seviyorum dayanamıyorum artık diyorum.

“zamanı geldiğinde sen sevgiye gideceksin, sevgi de sana gelecek” diyor. emmanuel de “doğru olan bu devam et” diyor.

bak şimdi. it made my day kısaca. tüm gün ruhlar aleminde gibi gezerim şimdi. eşimin köpeğini bekliyorum, haftasonları bizde kalıyor. gelsin onu yedireyim işettireyim, biraz daha uyuyacağım. tuhaf hissediyorum.

köpek de çok sevimli, tam emotional support dog. onun bizimle olmasına çok seviniyorum. bahçedeki kar ayaklarının kirlenmemesine yardım ediyor, evi de kirletmiyor kışın. 1-2 gün de onunla yatayım pazartesi gününden itibaren yine kiliseye gidip göçmenlere yardım edeceğim. düzenli olarak ehliyet sınavına götürdüğüm tipler var, burada ehliyet alma kuralları çok sıkı. yazılı sınavı geçerseniz direksiyon sınavına girebiliyorsunuz. direksiyon sınavı başında da 3 farklı parelel parkta tek bir dubayı bile devirmemeniz ve tek seferde park etmeniz bekleniyor. bunu da geçtiniz 1 saatlik sürüş sınavında tek hata yapmamanız gerekiyor ve bunlardan birini geçemediğinizde olay tekrar başa dönüyor geçici ehliyetinizin süresi bittiği için, yazılı sınava yani. amerika’nın insanı canından bezdiren olaylarından biri bu ehliyet. ben rahat geçtim, çünkü türkiyede park yeri mi var, her yere santim santim giriyoruz. bir de amerika yol sistemine alışkınım, yaşamadan önce de amerika’ya gelip bol bol zaman geçirdim.

aha köpek geldi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.