a.

son eşyaları da taşıdık ama ben hala bilgisayarımla birlikte eşimin ailesinin evindeyim. eşyalarımın içinde bulduğum bir seramik kaşık tüm ruhumu çekti aldı bu sabah bedenimden. elime aldığımda duvara yaslanıp yere çöktüm birden. bu kaşığı amerika’ya getirdiğimi tamamen unutmuşum. bir süredir dikkatimi farklı şeyler dağıtıyordu, ben de farklı şeylere dikkatimi vermek istemiştim ya da bilemiyorum bir milyonuncu vazgeçişlerimden en büyüğü bu seferkiydi belki de.

2017 yazında kafam her zamankinden daha karmakarışıktı. geçirdiğim uzun ilaç tedavisinin ardından yakın arkadaşım faustina’nın tanıdığı doktorların birinden hipnoterapi seansları alıyordum. başlarda çok olumlu etkisini gördüğüm bu seanslar zamanla beni tuhaflaştırıp sevdiğim bir şeyden uzak tutmaya başlamıştı. asla kalben bir eksilme hissetmemiştim ama içime anlamadığım bir korku düşmüştü, yine de evrende en çok istediğim şey o korktuğum şeyle gerçek hayatta bir şekilde karşılaşmaktı. bunu yapabilmem için bir seramik sergisi haberi almıştım, onun sergisi. koşa koşa vapura atlamış kalbim küldür küldür atarken karşıya geçmiştim ama ne olduysa iskeleye attığım ilk adımda sanki ayaklarıma tonlarca ağırlık bağlanmıştı, yürüyemiyordum. sonra geldiğim vapura dönerken buldum kendimi, öyle büyük korku duyuyordum ki sanki arkamdaymış gibi arkama bile bakamıyordum. eve dönünce kendimi çok suçlu hissettim, en sevdiğim arkadaşlarımdan birini sergiye yolladım. bana bir miktar seramik almasını sağladım lakin seramikler bana kargo ile geldiğinde paramparça olmuşlardı, sadece bu kaşık vardı ama kaşık hala vardı. ve bu kaşık o sergideki en sevdiğim parçaydı. türkiye’den amerika’ya taşınırken hiçbir şey getirmememe rağmen bunu getirip gözümün görmeyeceği bir yere saklamıştım. bir parçası benimle birlikte gelsin, görmesem de benimle birlikte olsun istemiştim sanırım.

hayatımda bir çok kişi tanıdım ve sevdim ama hiçkimse benim için bu kaşığın sahibi kadar önemli olmamıştı.

yıllar önce onu ilk gördüğümde başıma bir şey geldiğini anlamıştım. ilk kaçışım böyle başlamıştı ve tam kurtuldum derken bu kaçış  birkaç yıl sonra bir şekilde yine onun yanında sonlanmıştı. zamanla tanıdıkça onun dışı güzel ciltlenmiş hüzünlü kitaplar gibi olduğunu farketmiştim. okudukça üzülüyordum ama güzel olduğu için elimden de bırakamıyordum. tüm tezatlıklarımı içinde barındırdığım biriydi. neşem hüznüm, baharım güzüm, gecem gündüzüm, en uzağım ve en yakınımdı. hayatımda kimseden bu kadar çok kaçmadım ve hayatımda kimseye bu kadar çok yakalanmadım. kimse için bu kadar uykusuz kalmadım ama kimsenin yanında o kadar huzurlu da uyumadım. zaten eşim ve onun dışında hayatım boyunca kimseyle beraber uyumadım. yanında olmak uykunun en huzurlu yeri gibiydi. en mutsuz anlarımızda bile hayatımda olduğu için şanslı hissediyordum, onun elinden yaşadığım hüzünün bile bir başka tadı vardı. onu öyle seviyordum ki, ben onun gözünün göremeyeceği kadar insanın arkasındayken, o her zaman benim ilk baktığım yerde duruyordu. sadece güzelliklerini değil onun kendinde sevmediklerini de seviyordum. onu her hali ile seviyordum, olduğu gibi kabul edebiliyordum hatta bazen ona rağmen onu sevmek çok zor olduğunda bile ben onu seviyordum. sevmekten rezil olur mu insan, ben olmuştum. olduğum gün bile utanmak yerine ben onu seviyordum. başkasını sevdiğini biliyordum, yaptığımın yanlış olduğunu biliyordum ama kurtulamıyordum, onu çok seviyordum.

gittiğinde kendimi unutacak kadar üzüldüm, bir daha uyanmak istemeyecek kadar küstüm hayata. çok zordu onun olmadığı bir hayatı kabul edebilmek. öyle bir bırakıştı ki bu, ben kendimi hiç bu kadar değersiz hissetmedim, hiç bu kadar sevgisiz bırakılmadım ve buruşturulup bir köşeye atılmadım. beni hiç kimse bu kadar ağlatmadı, benden hiç kimse bu kadar vazgeçmedi, ben hiç böyle büyük unutulmadım.

ah kaşık. ne yaptın bana şimdi?

One Comment Add yours

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.