mavi kuş.

yeni yıla başlamamızla türkiye’de yaşadığım bilinç kaybından sonra kullanmaya başladığım uykucu reçetem sona erdi, zaten yalvar yakar refill alabilmiştim aralık sonuna kadar. dün gece uyudum mu uyumadım mı tam emin olamıyorum bu yüzden, bir iki hafta çok zor geçecek, biraz huzursuzluk var şu an. biraz da panik.

gelecek ay connection club partisinin housewarming ayağına bizim evde yapılacağını mail alır almaz eşimle birbirimize bakıp “şimdi bittik işte” dedik. rebecca’nın böyle bir şey önerdiğine hala inanamıyorum, bizi gerçekten bilen tek kişiydi. gerçekten bittik, evimiz evlendiğimizden beri tüm dünyadan büyük bir sırrımızı saklıyor, sadece bir bina veya duvar değil içinde yaşadığımız şey, gerçek hayatımızı yaşadığımız tek yer, tüm dünyadan sadece evimizde kaçabiliyoruz. partide mutlaka üst kata çıkıp eve bakılacak yeni olduğu için ve ayrı odalarımız, ayrı yataklarımız olduğu görülecek. zaten çocuğumuz yok, insanların aklında mutlaka bir soru işareti vardı bizimle ilgili, işte şimdi emin olacaklar. utandığımdan değil, korktuğumdan. daha gençken böyle değildim, herkese söylerdim böyle olduğumu. sonra birkaç kişi sahip olabilmek adına beni duvara yapıştırınca anladım ki yanlış yoldayım. bunlardan biri hemcinsimdi bir de. şu insanlardaki sana hissettirememişler düşüncesi bir türlü bitmek bilmedi. güç bela kurtuldum ellerinden.

bülent ortaçgil’in mavi kuş şarkısında “hiç sevişmemiş insanlar gibi” diye bir söz geçer. doğru olabileceğini hiç düşündünüz mü? kulağa çılgınca geldiğini biliyorum, çünkü sizin yaşadığınız hayatlar da bana öyle geliyor.

hemen telefona sarılıp rebecca’yı aradım bu konuyu konuşmak için, yarın sabah 10’da kahve içeriz dedi, senin sabahının 10’u batsın hayatının tüm sabah 10’larına beni mi yazdın diyecektim, gene diyemedim. (şu an gülerek yazıyorum) bir şekilde kurtulmalıyız bir parti işinden, eşim d vitamininin düşük çıktığını bahane edip kosta rika’daki yazlığımıza gidelim mi dedi, hayır diye bağırdım, hatta öyle bir bağırdım ki ev sallandı. önümüzdeki 15 yıl o ülkeye gitmeyi düşünmüyorum, sürekli bir yerlere gitme fikrinden de aşırı bunaldım. mümkünse önümüzdeki 6 ay evimden çıkmayacağım.

sanırım tam olarak histeria krizi geçiyorum şu an. bir gülüyorum, bir bağırıyorum, mutluyum, endişeliyim, kafam karma karışık, bir ayaklarım yere değmiyormuş gibi, kalbim gümbür gümbür atıyor bu sabah. tam nörödol yemelik havamdayim.

ben bilemiyorum. uykumu alamayınca çok karışıyorum sanırım. kahrolası histeria.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.