lux.

bazen şu anımı geçmiş zamanda tanımlıyorum, şu an da o günlerden biri…

büyüdükçe daha küçük hissediyordum. her geçen gün daha da küçük. ve bugünlerde hiç sevemeyecek kadar küçük hissetmeye başladım. her zaman hayatımda beni heyecanlandıran insanlar olmuştu ve ben çoğu zaman sevmek yerine sadece onların beni sevmelerine izin vermiştim. bazen çok az sevmiştim ama bu çok az sevişim bile onlara ömürlerinde benden başkasının onları böyle sevemeyeceğini ve bu dünyada en çok onları sevdiğimi vaadediyordu. tuhaf biriydim ama kendime özel gizemler de yaratabilmiştim. bu bahsettiğim de kesinlikle onlardan biriydi.

bugünlerde rebecca’nın varlığının bana verdiği huzuru seviyorum. onu az da olsa sevebilmeyi ümit ediyorum sanırım. çevremde olmasına izin veriyorum ama beni sabahın 10’unda kahve içmeye çağırmasından çok mutlu değilim aslında. çünkü konuşmamızın çoğunda uyukluyorum ona göre gece çok geç yatttığım için ve eve döndüğümde sızıp kalıyorum. dün onunla görüştükten sonra kafayı vurup yatmamın sonucu maalesef yine bugün kalktım. uykusuz günler takvimim bugün itibarı ile yine 1. kendime çok kızgınım dün uyuduğum için. bir yandan da rebecca’nın bir zamanlar padre’den aldığım huzuru vermesinden de kaynaklabilir bu uyku durumu. moralim çok bozuk olunca da çok uyuyorum, çok huzurlu hissedince de. dinle ilgili kişileri hep çok sevdim. her ne kadar kadın bir pastör’ü bir katolik olarak zihnimde kutsal bir insan olarak tanımlayamasam da eğer sabah içilen kahveleri gün içerisinde biraz daha ileriye alabilirsek sanırım güzel şeyler yaşanacak. bebeği olduğu için sabah 5’te kalktığına eminim ama ben bazen o saatte yatıyorum ve zor oluyor. bugün ona yeni evimdeki bahçemdeki kaydırak ve salıncağın resmini gönderdim. sanırım bebeklerini de getirsin onlarla oynayayım istiyorum.

eve bir bir eşya taşıyorum ve temizlik yapıyorum. mümkünse bir daha 4 çocuklu bir aileden kalan evi satın almayalım. her yer mi parmak izi olur, yapış yapış etmişler hem buzdolabını hem kapakları. gelecek hafta noel tatili için şikago’ya gideceğiz, onun öncesinde ev büyük ölçüde hazır olsun istiyoruz. hala kelepçelenip hastaneye götürüldüğüm gün, günde bir veya iki kez aklıma geliyor. ufak da olsa kötü hissediyorum.

ve sanırım oyun odasına inip lego oynamak için çok güzel bir akşam. her gün kar yağıyor bu ülkede. soğuk ama artık üşümüyorum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.