nightmare before christmas.

hayatta en çok neyden korkuyorsanız onunla bir an önce yüzleşin. en son yazdığım mutluluk dolu içerikten sonra az çok tahmin ediyordum başıma yine kötü bir şey geleceğini ama bu kadarını tahmin etmem oldukça zordu.

olayın geçtiği pazartesi günü evimde huzurlu bir gün geçiriyordum, kendimi oyuna vermiştim, dışarıda kar yağıyordu ve her şey çok güzeldi. o sırada eve tamirci geldi ve anlamadığım bir sebepten dolayı sözlü bağrışmalar duydum. korku ile merdivenleri çıktığımda tamircinin, eşimin babasını yere yatırıp boğazını sıkmaya çalışırken buldum. korku ile hemen 911’i aradım tabi bunun o sırada evrende yaptığım en yanlış şey olduğunu bilmiyordum. polisler geldiğinde tartışma bitmişti, birbirlerine lanet okuyorlardı ve tamirci de gidiyordu. polis geldiğinde olayı bile dinlemeden ikisini de tutuklamaya kalktı. ben de çaresizce olanları izliyordum o sırada belki durdurabilirim diye “eğer eşimin babasını bu şekilde götürürseniz kendimi öldürürüm” dedim. gerizekalı ben. bunu duyar duymaz duvara doğru sırtımı dönmemi istedi, ne oluyor diyemeden bileklerime geçen kelepçeleri hissettim. sonra ne yapıyorsunuz, ben ne yaptım diyince “kendinizi öldüreceğinizi söylediğiniz anda sizi bu şekilde akıl hastanesine götürmekten başka şansımız yok” dedi. ellerim kelepçeli bir şekilde arabaya bindirildim. ben tabi ağlamaya başladım, polis aradaki camı açarak korkma kötü bir şey yapmadın, prosedür bu, hastaneye gidince çözücem ellerini diyerek teselli vermeye çalıştı, benim yaşlarımda biriydi, o da kötü hissediyordu beni böyle götürdüğü için. ben ağlamaya devam ettim ve kendimi öldürmeyi düşünmediğimi sadece o an bir tepki verebilmek için öyle dediğimi söyledim. tamam o zaman seni normal hastaneye götüreyim orada doktor ve sosyal hizmetler görevlisi karar verir, umarım seni bırakırlar dedi. normal hastaneye gittik, söz verdiği gibi ellerimi çözdü. cebimde telefonum vardı, onu almadı, akıl hastanesine gidersen o zamana kadar ailenle konuşursun dedi. tam teçhizatlı bir odaya kapatıldım ve kaderimi beklemeye başladım. bu sırada eşime haber verdim ama o da çıldırmış durumda karakola babasının yanına mı gidecek hastaneye mi gelecek bilmiyorum.

anneme ve kardeşime de haber verdikten sonra internetten akıl hastanesinde en az ne kadar göz altında tutulacağıma baktım. 72 saati görünce telaşa kapıldım en fazla 1 gün tutarlar herhalde diye kendime teselli veriyordum. bir süre sonra doktor ve hemşire olduğunu düşündüğüm 4 kişi odaya girdi ama ben panik içindeydim. eşyalarımı çıkarıp çantaya koyduktan sonra hastane kıyafeti giymemi istediler. telefon ve yüzüğümü de aldılar. damar yolum açıldı ama o sırada soru yağmuruna tutuldum, sanırım dikkatimi dağıtmaya çalışıyorlardı. en son hatırladıklarım bunlar. sanırım damar yolumdan bir ilaç verildi. ya da ben stresten bayıldım. bundan 1 ay önce de böyle bir bayılma yaşadığım için emin olamıyorum.

uyandığımda sabah olmuştu ve eşim yanımdaydı. sosyal hizmetler görevlisi yarım saate kadar burada olacak, doktor da gelecek hep beraber konuşacağız kendine gel lütfen dedi. neler olduğunu anlattırdılar, nasıl hissettiğimi sordular. yalan söyledim, hiçbir zaman kendimi öldürmeyi düşünmedim, ölümden çok korkarım dedim. (bu olayda kendimi öldürürüm diye blöf yapmıştım ama oluyor arada geliyor bu intihar düşüncesi neyse yırtmak için yalan söyledim) sadece ellerim kelepçeli hastaneye getirildiğim için kendimi kötü hissediyorum, bunun için yardım almam gerekecek dedim. bir şekilde kurtuldum akıl hastanesine sevk edilmekten ve dün çıktım.

eve gelip duş aldım ve yatağımda kendi kokumla uyumanın tadını çıkardım. moralsizlikten mi bilmiyorum yataktan çıkamıyorum, dünden beri uyuyorum. yaşadıklarımı düşününce şu an olduğum yerde hiçbir şey yapmadan bile mutlu hissediyorum ama gene de üzücü şeyler yaşadım.

bugün de ben yine uyurken beni hastaneye götüren polis nasıl olduğumu merak edip ziyaretime gelmiş. ilk başta onu yeniden görünce yine başıma bir şey mi geldi beni yine mi kelepçeleyip götürecek diye korkudan kalakaldım. tuhaf bir konuşma geçirdik, adını bile soramadım. garip ama onu görmek bana çok iyi geldi. ara sıra uğramak istediğini söyledi, hayır diyemedim.

böylelikle iyileştirecek bir yaramız daha oldu.

not: yaşananlar michigan eyaletinde gerçekleşmiştir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.