time traveler.

evi satın alma sürecimiz bizi çok yormuştu. eşim birkaç off gün alıp bunu haftasonu ile birleştirince vermont’taki göl evimize gitmeye karar verdik. ama gittiğim gece uyuyamadım, ertesi sabah da vermont’un sonbahar renklerinde resim çekeriz bari güzel çıkayım diye kuaföre gittim ama tüm vücudum yorgunluktan dökülüyordu bir de çok hassas hissediyordum. benim dokunma duyum yok, ne…

here is the good news.

akşamın 5’inde uyumamak için direniyorum şu an ama her an kafamı yastığa koyabilirim. bir süredir soğuk algınlığım vardı bir de pazar günü buz gibi havada durunca daha da kötüleştim. sanırım sinüzitlerim iltihaplandı. normalde böyle bir durumda çok mutsuz olurum, huzursuz olurum, huzursuz ederim ama bugün tuhaf bir şekilde neşeliyim. iyi haberlerim var kendime. aynaya baktığımda…

number 1918. 

kaç yaş alsam da hiç anlayamadığım, gözümden yaş getirebilecek bir hüzne sahip tek mevsim sonbahar. eminim ki kardeşimin düğününde bilincimi kaybetmeseydim bile şu an başka bir neden bulup gene bu hüzünün içinde bu satırları yazacaktım. evden artık daha çok çıksam da hala bir parçam üzüntülü. hala bir parçamı bir yerde düşürmüşüm gibi. sarı kırmızı yaprakların…

autumn.

bugün aslında yatağımdan çıkıp yaşamaya yeniden başladığım ilk gün. 1 aydır zor günler yaşasam da sonunda kendi huzurumu bulmakla son bulduğu için çok mutluyum. bir şey daha var bu son bilinç kaybından sonra ben sanki duygusal anlamda çok gerilere gittim. zaten çocuk kalpliydim ama bu son olaydan sonra 9 yaşımdaymışım gibi gelmeye başladı. bunu da…

gr.

bugün kendimle ilgili biraz daha umutluyum. uzun zamandır ilk defa bugün kendimi seviyorum. daha önce yazdığım gibi, her zaman ki sonbahar işte, biraz dişimi sıkarsam noeli müjdeliyor bana. eşimle evlere bakmaya çıkıyoruz 1-2 gündür. sevmediğimiz hiçbir şeyi satın almayalım olur mu sözü ile düştük yollara. yarın olmasa da ertesi gün bir yaz boyunca gitmeye vakit…

ginnung.

24 eylül’den beri zamanımın çoğunu şu an da içinde bulunduğum battaniyenin altında geçiriyorum. bu battaniyenin özelliği çok ağır olması. hareketi kısıtlaması bu yüzden uykuya geçiş süresinin çok kısa olması ve altında güvende hissettirmesi. dün doktorumla konuşunca bunun anksiyete için çok sık başvurulan bir yöntem olduğunu öğrendim. sonra uykucu bir reçete ile ayrıldım doktordan, bir süre…

city.

dün kendime yaptığım yapay anne karnından çıktım. yazın son güneşini yakalamak için şehrin sokaklarına attık kendimizi, anlamsızca dolaştık, spor bir bara oturup bira içtik, eve gelip köpeğimizle oynadık. mutlu olmaya çok uzak olsa da huzurlu bir akşamdı. babaannem 2 kalp krizi geçirdiği halde yoğun bakımda hala savaşıyordu. bu sanki torununa verdiği son mesajdı. asla vazgeçmeyeyim istiyordu….

sept 2nd.

tuhaf da olsa babaannemin haberi ile kendime acımaktan ve olanlar yüzünden üzüntü duymaktan vazgeçtim. bir acı diğerini sökmüştü. üzgün ve kırgındım. dün aylar önceden işe başlama tarihim olan 1 ekim’di ve ben deneme süresinde gayet iyi çalışma göstersem de işe başlamayamamıştım. hatta bu tuhaf bir şekilde umrumda bile değildi. tüm gün yatağın içindeydim. işe gitmeye…

last.

olayın yaşandığı 8 eylül tarihinden sonra kimsenin karşısına o halde çıkmak istemediğim için hemen ailemin yaşadığı şehre dönmedim. biraz oyalandım güney şehirlerinde. kötü görünüyordum, bembeyaz görünüyordum, hasta gibi duruyordum. yine de dönmek zorundaydım çünkü yaşlı babaannem son günlerinde beni sayıklıyordu. vedaların en acıtan yanı asla son olduğunu bilmememizdir, gerçi bilseniz daha acı olurlar ya. ben…