september.

sevdikleriniz huzur içinde ölmenize yardım eder, sizi yaşatacak olan ise nefret ettiğiniz kimselerdir. aslında hayatım boyunca kendimi hiçbir zaman büyük bir nefretin içinde bulmadım ama benimde bu evrende sevmediğim insanlar vardı. onları ne kadar sevmeye çalışsam da bir yolunu bulup bende nefret yaratmışlardı. hayattaki tüm başarılarımı da onlara borçluydum. beni azim ve istek sahibi yapmışlardı.

işte bu çukurdan da böyle çıkmıştım üzerine uyuduğum 1 haftadan sonra. birden aklıma sevmediğim biri düşmüştü. sonra mutfakta eşimin aldığı sevimli balkabağını buldum. bu amerika’da ilk cadılar bayramımız olacaktı. anladım ki komik geçmesini istiyor. türkiye tatilimizin üzerine çok anlam yükledik, çok gerdik kendimizi ondan bu tüm olanlar, geride bırakalım gel artık çağrısıydı bu sevimli balkabağı.

ve hala genç olmak, devam etmeyi zorunlu kılıyordu. aynada hala iyi görünürken vazgeçtim kendimden diyemiyordunuz. olmayacağını bildiğiniz halde ikinci bir şansınız olmasını diliyordunuz ama kaybettiğiniz hiçbir anın tekrarı mümkün olmayacaktı. bunu biliyordunuz.

ve öyle işte kalbini kırdığım insanlara yenilerini eklemiştim bu eylül’de. katolik olmaktan artık çok uzaktım ama yine de bu bakış açısını kalbimden çıkaramıyordum.

her şey güzel olsaydı bile ne farkederdi? sonunda yine kaybetmeyecek miydim?

kaybetmek için doğmuştuk ve hayat hep devam ediyordu.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.